- SPONSOR REKLAMLAR -
Bakan Taner Yıldız’ın “gün ışığından 1 saat sonra mesai başlasın ve cumartesi günleri de çalışılsın” sözlerine toplumun her kesiminden tepkiler gelmeye başladı.Zaten OECD’in araştırmasına göre Avrupa’da ve bölgedeki 40 ülke arasında en fazla mesai yapan ülke Türkiye iken,ve halk bu kadar mutsuz iken, her şeyden önemlisi de işçiyi,memuru,emekçiyi kapitalizmin ilk zamanlarında günde 12-16 saat çalıştırarak emeği vahşice sömüren vahşi kapitalizmden emekçilerin ve emek kitlelerinin kan dökerek,direnerek elde ettikleri günde 8 saatlik çalışma hakkı ve cumartesi tatili alelade bir hak değildir ve uğruna kan dökülerek kazanılmıştır.
Memur kesimi Bakan’ın açıklamasını “gayri ciddi” bulurken, işçi tarafı ise Bakan’ın “Üstlerinden aldığı buyruğu çalışanlara uygulamaya” çalıştığını iddia etti. İşveren kesimi ise kanunun işçi kesimini bağlamadığını doğrudan memuru ilgilendirdiğini ifade ederken, memurların Cumartesi günü çalışmalarında “toplumsal fayda” olduğuna dikkat çekti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın çalışanların mesai saatlerine ilişkin yaptığı açıklamalara işçi ve memur kesimi öfkeli. Bakan Yıldız’ın çalışanlara yönelik açıklamalarını değerlendiren işçi, memur ve işveren kesimi Bakan’ın açıklamalarını “yüzeysel” buldu.
MEMUR KESİMİ AÇIKLAMAYI “GAYRİ CİDDİ” BULDU
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın açıklamalarını “Gayri ciddi” bulduğunu ifade ederek, “Altı doldurulmamış iyice düşünülmeden ayaküstü yapılmış bir açıklamadır. Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın çalışma alanına girmeyen bir yönü de vardır. Bu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile hükümeti doğrudan doğruya ilgilendiren bir durumdur. Bütün çalışanlarla ilgili bir düzenleme yapmaya çalışıyorsanız bir kere bunu önce hükümet içerisinde değerlendirip daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile sendikalarla da görüşerek açıklamalısınız. Bu yönüyle de hatalı” dedi.
Dünyada insanların çalışma saatini azaltmaya yönelik bir eğilim olduğunu söyleyen Koncuk, “Mesela Fransa 43 saatten 35 saate düşürerek 650 bin kişiye istihdam yarattı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın da bu konuda açıklamaları var ‘çalışma saatlerinin düşürülmesi istihdam yaratacaktır’ diye. Bu açıklamalarla da Taner Yıldız’ın açıklamaları çelişiyor. Birbirine uymuyor. Yani hükümetin bir üyesi çalışma saatini düşürürsek istihdam yaratırız derken bir diğeri ise çalışma saatini artırmaya hatta çalışma iş gününü 5 günden 6 güne çıkarmaya çalışıyor” şeklinde konuştu.
Koncuk, kamu çalışanlarının 8.30’da iş başı yaptıklarını söyleyerek, “Büyükşehirlerde ulaşım başlı başına problem 1.5-2 saatlik çileli bir yolculuktan sonra iş yerine ulaşabiliyor çalışanlar. Yani Sayın Bakan bunlardan haberdar değil” dedi.
İŞVEREN “MEMURLARIN CUMARTESİ GÜNÜ ÇALIŞMASINDA TOPLUMSAL FAYDA VAR” DEDİ
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Başkanı Tuğrul Kutadgobilik, Bakan’ın yaptığı bu önerinin doğrudan doğruya devlet memurlarını ilgilendirdiğini söyleyerek, “Benim Başkanı bulunduğum TİSK’in çalışma nizamı 3 vardiya sistemine bağlıdır. Kayıtlı sanayide, 3 vardiya sistemi yüzde 85 oranında uygulanıyor. Yani bizim fabrikalarımızın yüzde 85’i üç vardiya usulü çalışıyor. Dolayısıyla biz zaten Cumartesi günleri çalışıyoruz. 1 gün izin oluyor sanayiye. Dolayısıyla Taner Yıldız’ın teklifi doğrudan doğruya kamu dairelerinin çalışma saatlerini gün ışığına daha uyumlu hale getirmektir. Bunun kararını özel sektör ve sivil toplum vermeyecektir. Doğrudan doğruya kamu otoriteleri uygun görürlerse karar alacaktır” dedi.
Bakan’ın dile getirdiği teklifin kamunun bir meselesi olduğunu söyleyen Kutadgobilik, “Cumartesi günü çalışmasında toplumsal fayda olan işler vardır. Mesela vergi daireleri gibi, mesela özel hizmet veren sistemler gibi bunların kamunun çalışması ile esnafların sanatkârların, çalışan işçinin cumartesi günü vergi gibi nüfus Müdürlüğü gibi yani topluma hizmet veren meselelerle düşünülmesi belki daha pozitif bir yaklaşım olabilir. Ama bunun dışında yalnız 3 saat çalışacak devlet sanayinin, o gün gelip de getirilmesi götürülmesi, çay kahve molası falan düşünülürse rantabl olmayabilir” şeklinde konuştu. Kutadgobilik, uygulamanın özel sektörü etkilemeyeceğine dikkat çekti.
İŞÇİ TARAFI “BAKAN, YUKARIDAN ALDIĞI BUYRUĞU, BİZE UYGULAMASIN” DEDİ
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın bu tür önerileri daha önce de gündeme getirdiğini ifade ederek, “Bakan’ın açıklaması aslında çalışma saatlerinin artırılması yoluyla yine Türkiye’deki ekonomik problemlerin faturasının çalışanlara kesilmesi anlamına geliyor” dedi.
Bu girişimin çalışma saatlerinin artırılmasına yönelik olduğunu söyleyen Görgün, “Bu açıklamadan önce taraflarla görüşülmeliydi. Yukarıdan aldığı buyruklarla bu gibi bir uygulamayı kamuoyunun gündemine taşıyıp, çalışan kesimlere uygulamaya kalkışmanın amaçlanması yanlış” dedi.
DİSK olarak daha önce Çalışma Bakanlığı’na haftalık çalışma saatlerinin 1 saat kısaltılması halinde 230 bin kişiye ek istihdam sağlanacağı önerisinde bulunduklarını söyleyen Görgün, şimdi Enerji Bakanı’nın söz konusu uygulamayla çalışma saatlerini artırmayı planladıklarını ifade etti.
(ANKA)
Ayrıca konu ile ilgili Can Dündar (milliyet) (15/10/2011) yazısını sizlere aktarmayı uygun bulduk.
CAN DÜNDAR-MİLLİYET
Talihsiz zamanlama… Enerji Bakanı Taner Yıldız, “Gün 6,5’ta ağarıyor. Mesai 7,5’ta başlasın” önerisi yaptı ya…
Aynı gün OECD’nin araştırması, 40 ülke içinde en çok mesai yapanın Türkiye olduğunu ortaya koydu.
“Olsun, çok geri kaldık. Erken kalkalım, cumartesi de çalışalım” diyor Bakan…
Çok çalışıyoruz da mutlu muyuz?
Ne gezer!
Yine aynı araştırmada Türkiye, mutlulukta 40 ülke içinde 32’nci oldu.
Yani mutsuzlukta ilk 8’deyiz.
Hem bu kadar çalışıp hem bunca mutsuzluk niye?
E ondan işte…
* * *
Uygarlık tarihi, insanın daha az çalışmasının tarihidir.
150 yıl önce Avrupa’da işçiler günde ortalama 12 saat çalışıyordu.
Napolyon, işçilerin pazar günleri ayinden sonra dükkân açmasını istiyordu.
Hitler, “Kadınlar 2, erkekler 4 saat ‘Büyük Almanya’ için ücretsiz çalışacak” diyordu.
Çalışmanın kutsanması, tüm despotik rejimlerin manifestosuydu.
İşçi sınıfı, uzun mücadeleler sonucu bunu 8 saat sınırına çekebildi. Kan pahasına çalışma saatlerini azaltıp kendine boş zaman yaratabildi.
Türkiye, hâlâ Avrupa’dan fazla çalışıyor.
Bizde haftada 45 saat olan mesai, Avrupa’da 35 saat…
“Mesai saatlerini Batı seviyesine çekelim” diyeceğimize, “Mesaiye erken başlayalım. Cumartesi de çalışalım”ı tartışıyoruz.
* * *
“Kültürümüzde var”mış.
Eh, biraz Akdenizli olmamız hasebiyle “siesta” da vardır kültürümüzde… Bu işler “kültür”le ilgiliyse, diğer Akdenizliler gibi öğleden sonra şekerleme izni versenize…
Evet, bir zamanlar horoz sesiyle uyanır, sabah namazını müteakiben kepenk açardık.
Ahmet Haşim’in “Müslüman Saati”nde pek güzel anlattığı gibi, “ziyada başlayıp ziyada biten, 12 saatlik, kısa, hafif, yaşanması kolay bir günümüz vardı.”
O kültürü yok eden, emek sömürgenlerinin kâr hırsı oldu.
Daha çok mesaiyle daha çok kazanabileceklerini keşfettiklerinden beri işçiyi daha çok, daha erken, daha yoğun çalıştırıp duruyorlar.
* * *
Ama koşullara gelince kimseden ses çıkmıyor.
İşe gitmek için ortalama 40 dakikasını yolda harcayan bir milletiz.
Yolu geçip işe gidebilen mutlu mu?
Yoo…
Aynı araştırmada 40 ülkenin çalışanlarına “Çalışma ortamından mutlu musunuz” diye soruluyor.
Almanya’da her 10 kişiden 9’u “Hoşnudum” diyor.
Türkiye hoşnutsuzlukta da birinci:
Her 2 kişiden 1’i işinden mutsuz…
Ücretler, maaşlar yetersiz.
İş kazalarından ölümler mi?
Birinciliği kimseye kaptırmayız.
* * *
Bakan’ın “1970’lerde hak etmediğimiz refah seviyesine ulaştık” lafına gelince…
Bana 27 Mayıs Anayasası’nı budamaya hazırlanan 12 Martçı paşaların, “Sosyal uyanış, iktisadi kalkınmayı aştı” saptamasını hatırlattı.
Tamam, gün ışığından yararlanalım, ama lütfen tarihin ışığından da yararlanalım.
* * *
Öğrencilik yıllarının bir kısmında cumartesileri önlük giyip okula gitmiş, halen de pazar yazıları için cumartesileri çalışmayı kabul etmiş bir kardeşiniz olarak yazıyorum:
Siz siz olun, cumartesinizi vermeyin!
———–
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM |