- SPONSOR REKLAMLAR -

Mustafa Balbay
Tam 1 yıldır Balbay tutuklu ama komutanlar serbest.. Türk Hukuku Balbay’ın tutsaklığının hesabını nasıl verecek?
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından tam bir yıldır adaleti bekliyor. 1 Temmuz 2008’de gözaltına alınan Balbay, mahkemece serbest bırakıldıktan 8 ay sonra 5 Mart’ta savcıların talimatıyla yeniden gözaltına alınmıştı. Balbay, 6 Mart’ta tutuklandı. Yasalara aykırı biçimde cezaevinde yaklaşık 1.5 ay boyunca fiili tecrit uygulanan Balbay’ın tutukluluğunun tedbirin ötesinde cezaya dönüştüğü konusunda gazeteciler, hukukçular ve siyasetçiler görüş birliğine vardılar.
12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye’de bir gecekonduda bulunduğu belirtilen el bombaları nedeniyle başlatılan Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Balbay, gözaltında tutulduğu 1 gün de dahil edildiğinde bugün cezaevindeki birinci yılını doldurdu. Balbay, 1 Temmuz 2008 tarihinde yapılan operasyonla gözaltına alınmıştı. Evinde ve gazetedeki odasında yapılan aramalarda bilgisayarlarla birlikte, haber metinlerine, kitaplarında kullandığı belgelere, ajandalarına el konulmuştu. Savcılığın tutuklama istemiyle mahkemeye sevk ettiği Balbay’ı nöbetçi mahkeme serbest bırakmıştı.
Uykusuz sorguya alındı
Ancak Balbay, aradan geçen 8 aydan sonra savcılığın yeni bir talimatıyla ek ifadesine başvurulmak üzere 5 Mart sabahı evinden apar topar gözaltına alındı. Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar tarafından sorgulanan Balbay’ın, 23 saat gözaltında tutulduğu ve 10 saat boyunca ifade vermesine bağlı uykusuzluk ve yorgunluk nedeniyle sorguya ara verilme istemi yerinde görülmedi. Uykusuz ve yorgun olmasına karşın sorgusuna devam edilen Balbay’ın avukatlarının, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yasak sorgu usullerini düzenleyen maddesinde şüphelinin yorulmasının da yasak sorgu usulü sayıldığı uyarısı dikkate alınmadı. Yasada, yorgun halde ifade verilmiş olsa bile bunun delil sayılamayacağı hükmü yer alıyor.
Tüm bu yasa kurallarına karşın sorgusu yapılan Balbay, 6 Mart günü de tutuklandı. Mahkeme, Balbay’ı gazetecilik faaliyeti kapsamındaki çalışmaları ve notlarından hareketle “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutukladı. Gerekçe olarak ise tutuklama tarihinden 8 ay önce de gözaltına alınıp bırakılmasına karşın hiçbir yere kaçmayan ve tüm “delilleri” toplanan Balbay’ın “atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığı, kaçma ve delilleri karartma şüphesinin” gösterilmesi dikkat çekti. Avukatların tutukluluğa yaptığı itirazlar ise her keresinde reddedildi.
Balbay, kendisinin ev ve gazetedeki odasında yapılan aramalarda bulunan bir kısım belgelerden yararlanarak yıllar önce “İran Raporu”, “Suriye Raporu”, “Devlet ve İslam” ve “Irak Bataklığında Türk-Amerikan İlişkileri” adlı kitapları yazdığını, bunu kitaplarının önsözünde de açık olarak belirttiğini ifade etti. Balbay, bu kitapların yayımlandığı zaman ve her baskısının ilgili basın savcılıklarına sunulduğunu, dolayısıyla bu kitaplarında da yer verdiği belgelerin kendisinde bulunmasının suç oluşturmaması gerektiğini kaydetti.
Tutukluluğunun yaklaşık 1.5 aylık süresinde hücre cezasına çarptırılmış bir mahkûm gibi muameleye tabi tutularak fiili tecrit uygulamasına gidildi. Balbay, havalandırmaya bile tek başına çıkarıldı. Balbay’ın geçmiş yıllarda aldığı ve bilgisayarına kaydedip sildiği notların elektronik ortamda geri getirilerek ve kurgusu değiştirilerek “servis” edilmesi de tartışmalara neden oldu. Balbay, neredeyse her duruşmada kendisinin bir günlüğü olmadığını, kimi notlarının montaj yapılarak bir araya getirilip işlenerek, özel bir metin oluşturulduğunu vurguladı. Balbay, “Öyle yorumlar ve işlemeler yapılmış ki, bazı notlarımı ben de tanıyamadım” demişti.
Savcıların iddianame dışına çıkarak Balbay’ın “darbe çalışmalarında yer aldığı” yönündeki iddiaları üzerine Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, “Darbe planları ile ilgili tahkikat bile yok, var mı?” diye müdahale etmişti.
Balbay içerde komutanlar dışarda
Savunmasında, gazetecilik mesleği dışında hiçbir işe ve olaya bulaşmadığının altını çizen Balbay’ın, “Hilmi Özkök’ün bu davadaki konumu ne? Tanık… Ben ona göre daha ileri bir durumda mıyım? Ben en zorlama olarak tanık olabilirim. Özkök nerede, ben neredeyim?” açıklaması kamuoyunda ses getirdi. Aralık ayında da eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’in de aralarında bulunduğu kuvvet komutanları sorgulandı, daha sonra serbest bırakıldılar. Balbay’ın avukatlarının tutukluluğa yaptığı itirazlar ise her keresinde Şengün’ün tahliye yönündeki oyuna karşın oy çokluğuyla reddedildi. Balbay’ın “delilleri karartma” ya da “kaçma” şüphesi bulunmamasına karşın 1 yıldır tutuklu olması her kesim tarafından eleştiriliyor. Emekli kuvvet komutanlarının “delilleri karartma” ya da “kaçma” şüpheleri olmadığı için serbest bırakılmalarına karşın Balbay’ın hâlâ tutuklu olması da bir başka eleştiri konusu.
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM |