- SPONSOR REKLAMLAR -

Ve beklenen açıklama geldi. Nobel Edebiyat Ödülü Almanya’ya gitti. İsveç Akademisi ödülün Romanya’da doğan Alman yazar Herta Müller’e verildiğini açıkladı. Almanca ve Rumenceyi çok iyi kullanan 56 yaşındaki yazar, şiirin yoğunluğu ve düz yazının rehberliği aracılığıyla vatansızlığın koşullarını çok iyi resmettiği için de ayrıca 1 milyon avroluk para ödülünün de sahibi oldu.
Müller, dünyaya gözlerini 17 Ağustos 1953’te Romanya Banat’ta bir azınlık olarak açtı. 1930’larda Balkanlarda çok güçlü azınlıklardan biri olan Almanların sayısı 700 binleri aşıyordu. II. Dünya Savaşı’nda önce Hitler ile müttefik olan Romanya, ardından taraf değiştirince bu ülkedeki azınlık için olanlar olmuştu. Sovyetler Birliği’ne çalışma kamplarına gönderilen kimilerinden bir daha haber alınamamıştı.
Gerçekten bir ajan mı
Savaşın bitiminden kısa bir süre Banat’a bağlı küçük bir köy olan Nitchidorf’ta doğan Müller, bu yıl Almanya’da kitap raflarındaki yerini alan Atemschaukel / Nefes Salıncağı romanıyla ülkenin gündemine bomba gibi düşmüştü. Doğduğu küçük köydeki her kadın, savaşmak için genç ya da yaşlı olan erkeklerle birlikte toplama kamplarına gönderilmişti. Yıllarca bu kamplarda yaşayan annesinden etkilenen yazar, konuşmanın yasak olduğu bu tabuyla büyümüştü. Franfurter Rundschau gazetesinde yayımlanan bir röportajında Alman azınlığın Romanya’dan sürülmesinin neden bir tabu olduğunu yanıtlayan yazar şöyle demişti: “Her şey II. Dünya Savaşı’ndan kaynaklanıyor. Romanya başta Hitler’in yanındayken, savaşın sonunda taraf değiştirmişti. Savaş sonrası Romanya tarihi çarpıtıldı. Sadece muzaffer Sovyet ordusundan konuşuldu. Stalingrad’da Rumen ordusu da olsa, Sovyetler Alman azınlığın sürülmesini istemişti. Bu konu Hitler’i hatırlattığından Rumenler tarafından bilmezlikten gelindi. Ukraynalılar da kampları bilmedi. Sovyetler de bütün izleri, hattâ mezarları bile yok etmişti.”
1973-1976 yılları arasında Temeşvar üniversitesinde Rumen ve Alman edebiyatı okudu. O dönemde Almanca konuşan yazarların oluşturduğu Aktionsgruppe Banat grubunda yer aldı ve Çavuşesku yönetimine karşı ifade özgürlüğünün genişletilmesi için mücadele etti. Bir fabrikada çevirmenlik yaparken Rumen Gizli Polis Teşkilatı Securitate’nin işbirliği teklifini reddetmesi onun kaderini çizdi. 1982’de ilk kitabını yayımlayan Müller, 1987’de kocasıyla birlikte Almanya’ya göç edinceye kadar yazdığı her satırın sansürden geçmesine razı gelmek zorunda kalmıştı.
1997’den beri PEN’in Almanya Şubesi’ne bağlı olan yazar, geçen yaz Romanya Kültür Enstitüsü’nün Berlin’deki toplantılarına katılan tarihçi Sorin Antohi ve Alman edebiyatçısı Andrei Corbea Hoişie’nin Securitate’ye bilgi vermekle suçladığında, bir anda ortalık gerilmişti. Carl Gibson’ın Symphonie der Freiheit / Özgürlüğün Senfonisi kitabında açıkça Çavuşesku rejimine sempati duymakla suçlanmıştı. Bu kavga bu yaz Securitate ajanı olduğuna dair belgelerin ortaya çıkmasıyla yeniden alevlenmişti. Ya ajandı, ya da ajanlık payesi üzerine verilmek istenen bir dezenformasyonun kurbanı.
Daha şimdiden kahraman
Müller’in son eseri Atemschaukel, büyüdüğü kamp hikâyelerinden üç yıl önce ölen şair Oskar Pastior’un iç dünyasına bir köprü niteliğini taşıyor.
Kitap için beraber çalışan ikiliden 17 yaşındayken kampa sürülen şairin anılarını kaleme alan Müller’in dilinin daha önceki yapıtlarına göre daha lirik olması, ortak çalışmaya bağlanıyor. Eşcinselliğini yaşayamayan aksi takdirde Müller’in linç olmasına kesin gözüyle baktığı Pastior’un gizli dünyasını, onun kelime dağarcığıyla etkileyici bir şekilde yansıtan yazar, bir manada arkadaşının ölüm haberinden sonra uzun süre dokunamadığı eserini bitirebilmiş.
2009’un Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi belli ki daha çok tartışılacak. Doğduğu topraklarda olmasa da, dünyanın birçok coğrafyasında kahraman şimdi.
Çok uzun zaman olmuş
Nobel Edebiyat Ödülü’nü 50 yıl sonra bir Alman kazandı. İşte 1960’dan bu yana Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazananlar:
2008: Jean-Marie Gustave Le Clézio, Fransız
2007: Doris Lessing, İngiliz
2006: Orhan Pamuk, Türk
2005: Harold Pinter, İngiliz
2004: Elfriede Jelinek, Avusturyalı
2003: J.M. Coetzee, Güney Afrikalı
2002: Imre Kertesz, Macar
2001: V.S. Naipaul, Trinidad asıllı İngiliz
2000: Gao Şingcien, Çin doğumlu Fransız
1999: Günter Grass, Alman
1998: Jose Saramago, Portekizli
1997: Dario Fo, İtalyan
1996: Wislawa Szymborska, Polonyalı
1995: Seamus Heaney, İrlandalı
1994: Kenzaburo Oe, Japon
1993: Toni Morrison, Amerikalı
1992: Derek Walcott, St. Lucia
1991: Nadine Gordimer, Güney Afrikalı
1990: Octavio Paz, Meksikalı
1989: Camilo Jose Cela, İspanyol
1988: Necip Mahfuz, Mısırlı
1987: Joseph Brodsky, Rusya asıllı Amerikalı
1986: Wole Soyinka, Nijeryalı
1985: Claude Simon, Fransız
1984: Jaroslav Seifert, Çekoslovakyalı
1983: William Golding, İngiliz
1982: Gabriel Garcia Marquez, Kolombiyalı
1981: Elias Canetti, Bulgaristan asıllı İngiliz
1980: Czeslaw Milosz, Polonya asıllı Amerikalı
1979: Odisseus Elitis, Yunanlı
1978: Isaac Bashevis Singer, Polonya asıllı Amerikalı
1977: Vicente Aleixandre, İspanyol
1976: Saul Bellow, Kanada asıllı Amerikalı
1975: Eugenio Montale, İtalyan
1974: Eyvind Johnson ve Harry Martinson, İsveçli
1973: Patrick White, Britanya doğumlu Avusturalyalı
1972: Heinrich Búll, Batı Almanyalı
1971: Pablo Neruda, Şilili
1970: Alexander Solzenitsin, Rus
1969: Samuel Beckett, İrlandalı
1968: Yasunari Kawabata, Japon
1967: Miguel A. Asturias, Guatemalalı
1966: Shmuel Y. Agnon, Polonya asıllı İsrailli ve Nelly Sachs, Alman asıllı İsveçli
1965: Mihail Şolohov, Rus
1964: Jean-Paul Sartre, Fransız (ödülü kabul etmedi)
1963: Yorgo Seferis, Urla doğumlu Yunanlı
1962: John Steinbeck, Amerikalı
1961: İvo Andriç, Yugoslav
1960: Saint-John Perse, Guadeloupe asıllı Fransız
Akademi Nobel’i seçerken neler oldu
Jürinin “ABD’li yazarlar da istenen ödülü kazanmaya değerdir” açıklamasından sonra Amerikalı yazarlar Joyce Carol Oates ve Philip Roth, Nobel Edebiyat Ödülü kime gidecek dedikodularına, İsrailli Amos Oz ile birlikte katıldı.
» Ağzı sıkı İsveç Akademisi, bilgi sızıntıları önlemek için halka açık yerlerde adaylar hakkında tartışmadan kaçınırlar. Tartışmak zorunda oldukları zaman da adaylara verdikleri alışılmadık kod adlarını kullanırlar, örneğin geçen yılın galibi Fransız yazar Jean-Marie Le Clézio için ‘Chateaubriand’ dedikleri gibi.
Orhan Pamuk bir likör markası
» 2007’nin galibi Doris Lessing’in kod adı ‘Little Dorrit, 2005’in galibi Harold Pinter ‘Harry Potter’ olurken, 2006 yılında ödülü evine götüren Orhan Pamuk için bir İsveç likör markası olan OP adını verdiler.
» Akademi’nin daimi sekreteri Peter Englund AP’ye verdiği bir söyleşide kendini şöyle savundu: “Kamuya açık alanlarda buluştuğumuzda isimler yerine kod adları kullandığımız doğrudur ama bunu çok sık yapmıyoruz.”
Ayrıca Akademi üyelerinin kamuya açık alanlarda okudukları kitapların kapaklarını sahte kapaklarla kapladıkları da bilinir.
En düşük bahisler Müller’e
» Bazen bu aldatmacalar da yeterli olmaz. Geçen sene Akademi, açıklamadan bir gün önce yapılan bahislerde Le Clézio’nun birinci gelmesinden kuşkulanarak dışarıya bilgi sızdığını düşünmüşlerdi. Bundan önce askerî istihbarat birimlerinde görev yapan
Englund, “Bunun bu yıl da tekrarlanmaması için birtakım önlemler aldık” dedi ancak bu önlemleri açıklamadı.
» Bu yıl ise Britanyalı bahis şirketi Landbrokes, Oz’a, Alman yazar Herta Müller’e ve Oates, Roth ve Thomas Pynchon’dan oluşan ABD’li üçlüye en düşük bahsi verdi.
Adayımız Bob Dylan
» Bu yıl Danimarkalı edebiyat profesörü Anne-Marie Mai, Englund’dan öncekilerin Amerikan edebiyatıyla ilgili eleştirisel görüşlerinden dolayı kendi adayının Bob Dylan olduğunu açıkladı.
» Geçen yıl ödül açıklanmadan önce, açıkyürekli bir insan olan Akademi’nin kalıcı üyelerinden Horace Engdahl, ABD’nin çok dar görüşlü ve edebiyat dünyasının merkezinde olma yarışında Avrupa’ya meydan okuyamayacak kadar cahil olduğunu belirtmişti.
» Englund ise salı günü AP’ye verdiği röportajda, çoğu dil alanında “Nobel ödülünü gerçekten hak eden ve alabilecek kapasitede olan ABDli yazarlar var” diyerek farklı bir tondan konuya yaklaşmıştı.
» Dylan, daha önce de birkaç defa Nobel’e aday gösterildi ancak Nobel kazananların
sahip olduğu profile uyduğu söylenemez. Dylan, birçok belli başlı edebiyat eleştirmen tarafından esaslı bir şair olarak kabul edilir, şarkı sözleri ciddi bir çalışmaya değerdir.
» İsveç Akademisi’ne Edebiyat Ödülü için her yıl yüzlerce adaylık ulaşıyor ve bu liste mayıs ayına kadar beş düşürülüyor. Aday gösterilen bu yazarlar, kazananın oy çoğunluğuyla seçildiği güne kadar dikkatlice araştırılıyor.
Sıkça sorulan sorularıyla birlikte Nobel Edebiyat Ödülü…
Nobel Edebiyat Ödülü niçin veriliyor?
27 Kasım 1895 tarihinde Alfred Nobel vasiyetini imzalayarak servetinin büyük bir bölümüyle ödüller dizisinin verilmesini istedi: Nobel Ödülleri. Nobel’in vasiyetinde açıkladığı gibi, ödüllerin bir parçasının, “edebiyat alanında en harika fikri ve eseri yaratan kişiye” adanmasını istedi.
Ödül kaç kez verildi?
1901’den bu yana 102 adet Nobel Edebiyat Ödülü sahibine ulaştı. Ancak ödül yedi kez sahibini bulamadı. 1914, 1918, 1935, 1940, 1941, 1942 ve 1943 yıllarında çeşitli sebeplerle ödül verilmedi.
Ödül paylaşıldı mı?
Nobel Edebiyat Ödülü 1904, 1917, 1966 ve 1974 yıllarında iki yazar arasında paylaştırıldı.
1904- Frédéric Mistral ve José Echegaray: Nobel Edebiyat Ödülü 1904 yılında 1830-1914 yılları arasında yaşamış Fransız yazar Frédéric Mistral ile 1832-1916 yılları arasında yaşamış İspanyol José Echegaray y Eizaguirre arasında paylaştırılmıştı.
1917- Karl Gjellerup, Henrik Pontoppidan: Ödül, 1917’de 1847-1919 yılları arasında yaşamış Danimarkalı şair Karl Adolph Gjellerup ile yine Danimarkalı başka bir yazar olan Henrik Pontoppidan arasında paylaştırılmıştı.
1966- Shmuel Agnon, Nelly Sachs: 1888 doğumlu İsrailli yazar Shmuel Yosef Agnon ile İsveçli Nelly Sachs, 1966’dq Nobel Edebiyat Ödülü’nü paylaşmıştı.
1974- Eyvind Johnson, Harry Martinson: İki İsveçli yazar Eyvind Johnson ve Harry Martinson, 1974’te ödülü paylaştı.
En genç kazanan kim?
Şimdiye kadar Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan en genç insan Ormanın Kitabı / The Jungle Book adlı eseriyle tanınan Rudyard Kipling oldu. 1907 yılında Kipling ödülü kazandığında 42 yaşındaydı.
Kazanan en yaşlı yazar kim?
2007 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Doris Lessing, 88 yaşındaydı.
Ödülü kimler reddetti?
Ödüle layık görüldüğü halde reddeden iki yazar oldu. 1958 yılında Boris Pasternak, Sovyetler Birliği vatandaşı olması nedeniyle ödülü kabul etmedi. 1964’de ödülü kazanan Jean Paul Sartre, zaten resmi olan tüm ödülleri reddettiği için Nobel Edebiyat Ödülü’nü de almadı.
Birden fazla kazanan oldu mu?
Hayır, kimse birden fazla Nobel Edebiyat Ödülü kazanmadı.
Öldükten sonra kazanan var mı?
1931 yılında Erik Axel Karlfeldt öldükten sonra ödüle layık görüldü. 1974 yılında yetkililer, edebiyatçıların ölümünün aday gösterildikten sonra gerçekleşmediği takdirde hayatını kaybeden yazarlara ödül verilmemesine karar verdi.
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM |