- SPONSOR REKLAMLAR -
Neresinden bakarsanız bakın her olayın özü aynı kapıya çıkıyor… Ezen-ezilen, hak arayan-hak vermek istemeyen; devrimci-karşı devrimci, yurtseverlik-yurt hainliği… Hep karşıtları olan süreç içinde geçiyor zaman. Kimin ne yaptığı bilinmeyen bir karmaşa ortamında…
Bizim ülkemizde de bu süreç yeni değil. Varlıklarının devamı için zevk u safa içinde yaşayanlar ve bu rahatlıklarını halkın alın teri üzerinde yapılandıran zorbalık zihniyeti içinde hareket edenler… Ve bu eylemlerini, bu yaşam biçimini yasalar içinde kılıfına uydurma içinde olan iktidar heveslileri… Şimdi sırada kimler var? Kuyruğunuza basan hangi gazeteciler hangi televizyon kanaları, hangi sanatçılar var. Telekulak çetelerinin işleri kesat mı gidiyor bu günlerde? Ama siz nasılsa bir yalan düzeneği yaratırsınız. İşiniz bu değil mi nasılsa! Halkın gözünün içine baka baka yalan değil mi işiniz? Bölücülerle işbirliği yapıp halkları birbirine düşman etmeniz yalan mı? Yalan mı mahalle baskılarınız…
Yasalar nasıl çıkar? Bir gecede şipşak… Bir gecede torbadan… Yasalar nasıl yasalardır? Erkten yana… Yağlama-yıkama-cilalama… Dostlar alışverişte görsün diye çıkan birçok yasa, aslında âkil insanların yasaya gerek duymadan yaşam biçimi olarak algılaması gereken yasalardır. Neymiş efendim sporda şiddet yasası (ön kapıdan sorgula -hadi bir daha yapma- arka kapıdan salıver)… Neymiş efendim sigara ile ilgili yasalar… Neymiş efendim pasaportla ilgili yasalar… Efendim, bunlar bizim çağı elli yıl geriden takip ettiğimiz yasalar değil mi!!! Yemekhaneler-fırınlar-pastahaneler böcek ve fare yuvaları olarak hizmete devam ediyor; yaptırımlarınız ne??? Ara sıra görev yaptığınızı sansınlar diye, ekranlarda danışıklı dövüş!!!
Yapabiliyor musun ucu kendine dokunacak yasalara neşter vurmayı! Otobüslerde, metrobüslerde tabutlukta gibi gitmeyi, halk otobüslerindeki rezaletin kucağına insanları atmayı engelleyebiliyor musun! Eminönü’nde balık ekmek yerken denize pislikleri atanların önüne geçebiliyor musun! Esnafların kaldırımları işgallerine kesebiliyor musun caydırıcı cezaları (nerdeee!), Sana oy vermeyen bölgeye de aynı hizmeti götürebiliyor musun… Otopark soygunlarını, okul servisleri ihalelerini denetleyebiliyor musun, okulları birer ticarethane gözüyle görmeye, harçları haraç olmaktan çıkarmaya son verebiliyor musun? Camilerin altını ticarethane olmaktan çıkarabiliyor musun? Gelişi güzel mescitlerde detone seslerle ezan okuyanlara “sen ne yapıyorsun” diyebiliyor musun, görüntü kirliliği yapan sarkık kablolarla insanların pencere önlerinden geçen kablolara takılan hoparlörlerle, insanların kulaklarının zarını delen seslerle zorla ezan dinletmenin önüne geçebiliyor musun (benin de söylediğime bak!)… Bütün bunlar hâllolursa karmaşa nasıl olacak? Hamuduyla götürmenin kamuflajı olan bunlar olmadan olur mu hiç!!! Sen bu çarpıklıklarla kafa yoracaksın ki adam arkadan malı götürsün; servetini üç yüze, beş yüze katlasın… Bunlar çıtır-çerez şeyler… Arkada dönen trilyonluk ihaleler abidik-gubidik televizyon dizileri olmasa nasıl kamufle edilecek? Nasıl kamufle edilecek eften-püften maç kritikleri ve izdivaç programları olmasa!!!
Uyanın efendiler uyanın! Yurdun her köşesi bilfiil işgal altında! Sanatçıları susturulmuş, yazarları içeri tıkılmış, düzenli ve paralı ordu mavallarıyla şerefli ordusunun içi boşaltılmış, onuru incitilmiş! Uyanın efendiler uyanın! Kamu iktisadi teşekkülleri yabancıların tekeline altın tepside sunulmuş, ekmeğinden tütününe, elektriğinden yakıtına, pirincinden şekerine, hayvanından insanına satılmış! Uyanın efendiler uyanın! Daha da geç olmadan uyanın! Hiç olmazsa Haziran’da uyanın!
taşkın aşan
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM |