Kuaza
       
ARA
giris
TÜRKİYE GERÇEKTEN MUHAFAZAKARLAŞIYOR MU ?

- SPONSOR REKLAMLAR -

TÜRKİYE GERÇEKTEN MUHAFAZAKARLAŞIYOR MU ?

Sel Yayıncılık tarafından yayımlanan Burroughs’un ‘Yumuşak Makinesi’nin ve Ayrıntı Yayınları tarafından kitapçı vitrinlerinde boy gösteren Palahniuk’un ‘Ölüm Pornosu’nun ne fena kitaplar olduğuna dair davalar bildiğim kadarıyla sürüyor… 2011 yılında kitapların zararlı olup olmadığını ölçen fevkalade karar verici komisyonlarımız var.

Peki, yeni sezonuyla evlerimize konuk olan dizilerimizdeki ana babalar, kızlar ve dövülmeyen dizler üzerine hiç düşündünüz mü? Hepsi sipariş üzerine bir tornadan çıkmışçasına kız evladın ne mene bir şey olduğuna dikkat çekmeye çalışıyor; yıl 2011.

Taksici, müşterisi M.’ye “şiven bozuk, Yahudi misin, Ermeni misin” diye soruyor; kadın da ne bilsin, Ermeni olduğunu söylüyor. Adam ardından Hıristiyanlıkla ilgili hikmetlerini sıralamaya başlıyor: M.’nin kâfir olduğunu, cehennemde yanacağını anlatıyor. Kadın “bana kâfir diyemezsin” dediği anda tartışma çıkıyor. Dayak! Yıl 2011…

Örnekler hayli muhafazakâr… Peki, bir de son on beş günün gazetelerinden derlenmiş haberlere bakalım: Antalya’da 10 yaşındaki kız çocuğuna cami tuvaletinde cinsel tacizde bulunurken yakalandığı öne sürülen 82 yaşındaki M. A…. Samsun’da 21 yaşındaki Y. G.’nin, 11 yaşındaki erkek çocuğunu ölümle tehdit edip tecavüz etmesi… Bursa’da yerel gazetelere Alo Dansöz ilanı verip özel gecelerde dansöz elbiseleriyle dans edeceğini duyuran 25 yaşındaki S. T.’nin, kanser hastası 55 yaşındaki N. M.’yi, “seni vereceğim paralarla sağlığına kavuşturacağım” diyerek ikna edip evinde fuhuş yaptırırken yakalanması… İstanbul’da, kimyager A. T.’yi taciz edip yaraladığı gerekçesiyle 45 yıla kadar hapsi istenen market çalışanı N. Y.’nin, mahkemedeki savunmasında “eteğinin kısa olmasına kızdım, saldırdım” şeklinde kusması… Samsun’da 14 yaşındaki G. Ş.’nin, annesinin amcası olan 59 yaşındaki K. A.’dan hamile bırakılması… Adana’da evden kaçan 16 yaşındaki K. G.’ye 16 günde 23 kişinin tecavüz etmesi; şüphelilerden 15’i yakalanırken 8 kişinin kayıplara karışması… Kayseri’de polise başvurup öz annesinin kendisini para karşılığı erkeklerle ilişkiye zorladığını iddia ederek şikâyetçi olan 14 yaşındaki M.D….

Hep bazı harfler ve noktalar. Her gün yanımızdan geçip giden kişiler bu insanlar. Her gün gördüklerimizden… Harflerin uzaklığı, acıyı azaltmasın.

Türkiye nasıl Kürt meselesinden önce Türk meselesini konuşmalıysa kadın sorunundan önce de belirli bir erkek prototipini uzun uzadıya teşhis etmeli. Yukarıda kısaca anılan her olayda, “ana bir bacı iki, gerisine salla bilmem neyi” şiarıyla büyütülen sorunlu erkekler başrolde. Kırk yaşına gelse de halen oğlan çocuğu olarak nefes alıp veren bu yaşam formlarından bazıları geçtiğimiz günlerde başka bir tecavüz olayına daha bulaştı. Hadi onların yaptıklarını kanıksadık toplumca; ya Yargıtay’ın erkek tavrı, egemendeki bu kahve delikanlısı umursamazlığı…

2002’de, 13 yaşındaki Mardinli N.Ç.’ye tecavüz edilir. Sonra bu küçücük kız çocuğu, komşu kadınlar (!) tarafından, aralarında memur, asker, muhtar, korucu gibi kimselerin de bulunduğu 26 kişiyle çeşitli zamanlarda fuhuş yapmaya zorlanır… Acaba böyle kazanılmış bir para yoksul komşulara çok mu gerekiyordu? Büyük borç mu ödediler, hayat mı kurtardılar? Geceleri rahat uyudular mı? Nüfus kâğıtlarında bir dine inandıkları yazıyordur; o dinin bir tanrısı da mı yoktu? Oysa bir tanrısı olmalı hüznün, acının, ayrılığın demişti Edip Cansever…

Gelgelelim şu iğrenç dünyada onuruyla yaşamak diye bir şey de vardı. Yoksulluk bilgisi; sıcak salim kalsın diye sobalı odanın kapısı altına konan bezi görürsün, sütü azar azar kullanmayı, kullanılmış yağı sonraki kızartma için saklamayı öğrenirsin. Sefaletin zarafeti diye yazmıştı bir romanında Orhan Kemal.

Mahkeme, N.Ç.’nin, isteseydi tecavüzlere karşı koyabileceğini öne sürüyor sonra; her şeyin farkındaymış ve kendi rızasıyla yapmış. Suçlulara ceza indirimi yapılıyor. Onlar er kişi nasılsa; dünya onların. Eksik büyümüş bir güzel kızın hatırasında bok çukuru olarak kalmak, ileride çocuklarına verecekleri sevgiden bir şey eksiltmez. Kararı verenler hak yerini bulduğu için rahat. Aslında hak, bizde bu kadar olmadığı için hem Tanrı hem adalet anlamında. Yine korunuyor, yıllarca nice emekle bugünlere taşıdığımız yüce ahlak! Yine korunuyor ar ve haya duyguları! Hak yine yerini buluyor!

Hem nasıl olsa Türkiye her geçen gün, Yiğit Bulut’un dilinden düşürmediği emperyal güç olma yolunda, kazanmaya bunca yakın artık! Kaybediyoruz oysa. Işıyan insanlığı, tarihsel iyiyi, on bin yıllık güzeli, inceyi, içteni, kayıp hanesine yazıyoruz sürekli.

Belki kimse hiçbir şeyin farkında değil, bir şey oldu ve uyuştuk toplumca. Necatigil söylemişti: “Çok çiğ çağ bu çağ…” Çiğiz. Başbakanın merhume annesi için taziye ilanı verip “annemiz” başlığı atabilen insanların ülkesindeyiz. Önemli olan tek şey cebimiz. Ambulansın arkasından kendimize yol açıp trafikten hızla yırtmak kahramanlıktır burada; kalbimiz, öndeki arabada çekilen acıyı duymaz.

Öyle ya; yaratılanı yaratandan ötürü sevmenin Türkiye’sindeyiz; birini sadece yaşıyor diye sevmeyi çoktan bıraktık; Yunus’un dizesini bile o kötücül sevgisizlikle, kirlenmiş hoşgörü söylemiyle, bitimsiz kibirle süsledik.

Her şeyini iyi muhafaza etmiş bu Türkiye’de, yaşadığı toplumun, kentin geçmişiyle sağlıklı bağ kurabilen var mı? Beyoğlu’nda, şuranın yerinde elli yıl önce burası vardı minvalinde tabelalara bakın. Burayı elli yıl bile koruyamadık diyoruz, başımız eğik bile değil! Kâra tahvil edilemeyecek her şeyi ‘toprak altına’ gömen (umarım Allianoi’yi torunlarımız yeniden bulacak…) hep ‘toprak üstünü’ düşünen, kredisi açık yeni muhafazakârlık: Neo-Con Türkiye!

İnsanların atalarından, dedelerinden kalan ya çok az eşya, hatıra, belge var ya da hiç yok artık. Kentlerin, sokakların yüzü on yılda bir değişiyor. Köylerin kasabaların isimleri de öyle. Mekânların yıkıntısı arasında hafıza da silinip gidiyor; telefonların akıllı olması yeter.

Galiba bu ‘yeni Türkiye’ sadece kârını muhafaza etmeye çalışıyor.

Yorum Yap



EN SON YAZILAR
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM