- SPONSOR REKLAMLAR -
Gündem Ergenekon ile yerel seçimler arasında at koştururken bizler esas konuşulması gereken konuları yine es geçiyoruz. Bu da ihalesi yapılan “Nükleer Santral” projesidir. Nükleer enerji konusunda ne kadar bilgiliyiz? Bu halk bu konuda ne düşünüyor,kime soruldu, kim tartıştı, nedir bu nükleer enerji?
Bu konuda hiç kimse bir şey tartışmıyor,fikir alışverişi yapmıyor. Oysaki bize emanet edilen doğayı,vatanı ve gelecek kuşaklarımızın sağlığını ilgilendiren çok mühim bir konudur bu.
Nükleer enerji konusunu kime açtıysam . ‘ abi tüm avrupada var, ucuz enerji işte, bizde de olsun ne güzel’ gibi cevaplar alıyorum. Oysa ki konu gerçekten bu kadar basit mi?
Avrupa’daki santralleri kuran hep dönemlerinin sağcı iktidarları olmuştur. Mesela Almanya’da o kadar çok var ki bu santrallerden adeta elektriği bedavaya dağıtacak. Ama yenisini kurmaya gücü yetmiyor çünkü ‘ yeşiller ‘ çok sert bir nükleer muhalifliği gösteriyorlar.

Nükleer Enerjinin Tehlikeleri
Ben nükleer konusunda çekinceli muhalifim. Ne demek bu? İzah edeyim.
Bilim insanları maddenin içine girerek onun en küçük yapı taşlarını buldular. Gördükleri şey bir atom ve çevresinde dönen protonlar nötronlar.. dönüyor.. ve kıyamete kadar da dönecek.. bu bir denge. Yeryüzünde böyle bir denge oluşmuş. Bir elmayı yeriz ve dibini toprağa atarız, o orada yeniden toprağa karışır ve belirli bir süre sonra yeniden doğaya bir elma ağacı olarak ya da başka bir şekilde faydalı hale gelir. Mesela insan ölür ve toprağa gömülür. Onu orada böcekler yer toprağa karışır, o böcekleri daha büyük böcekler yer ve denge böyle oluşur.. Bu muazzam bir süreçtir ve dengedir.
Fakat herhangi bir karış toprağa çok değil bir tutam nükleer bulaşsın o toprakta artık kıyamete kadar bu dönüşüm yani bu denge duruyor.Yani orada hayat bitiyor.Atom yalnız kalıyor,protonlar savruluyor. O toprakta artık kıyamete kadar tek bir ot bitmiyor tek bir canlı ( kıçıkırık bir tekhücreli bile) varolamıyor. Ay’ın yüzeyinden farksız bir konuma geliyor orası.
Evren bir enerjidir.. Bir ışıktır.. Siz bu dengeyi bozacak çok tehlikeli bir işe kalkışıyorsunuz ve bunu tek satır tartışmıyorsunuz. Bakın, bahar gelir, kuşlar böcekler,tek hücreliler , çok hücreliler, börtü böcek herkes her şey uyanır bu bir döngüdür. Ama siz bu döngüye çomak batırıyorsunuz.

Nükleer santral kurmak bu dengeye müdahale değildir şüphesiz. Ancak ya bir hata olursa? Ya ufak bir hata sonucu o enerji doğaya yayılırsa? Çernobil’i unutuyor muyuz? 20 sene sonra bile o Çernobil sızıntısı yüzünden kanserden can veren Kazım Koyuncu’yu ve nice Kazımları unutuyor muyuz?
Dünya bir nurdur,bir ışıktır ve siz en ufak bir hatanızda bu dengeyi kökünden bozacak bir işe girişiyorsunuz ve tek kelime edilmiyor.. Bakın geçenlerde bir bakan çıktı ve; ‘bu santrallerde hiçbir hata olmaz ben garantisini veriyorum.’ dedi. Haşa estağfurullah sen Allah mısın? Neyin garantisini veriyorsun? Sen bize garanti veremezsin. Hiçbir şeyin garantisi olmaz..Garantiyi bir tek Allah verir. Herhangi bir afet, deprem vb. olunca bunun hesabını kim verecek?
Nükleer sahibi olmamamız Avrupa karşısında bizim kozumuzdur. Bunu dayatalım biz de. Siz dünyanın, doğanın dengesine tehlikeli işler yapıyorsunuz, bunları kaldıralım gibi savlar ileri sürelim. Bunu bir koz olarak kullanalım güçlülere karşı.

Nükleer Enerji Sahibi Olmanın Faydaları
Nükleerin o kadar tehlikelerini saymışken bir de yararlarından bahsedelim. Öncelikle elektrik gibi çok pahalıya kullandığımız enerjilerin fiyatında muazzam bir düşme olacak.Çünkü nükleer enerjiyi elektrik enerjisi olarak kullanacağız. Ve bu enerji diğer sanayi kollarının da ucuz enerji ihtiyacı için çok işine yarayacak.
Ayrıca dünya coğrafyasına baktığımızda sesini çıkartan ve mahallenin kabadayısı olmuş tüm ülkeler nükleer güç sahibi.. Ve şunu da biliyoruz ki artık dünyada bir ses çıkarmanın, bir güç olabilmenin baş koşulu nükleer güç sahibi olmaktır. Bugün İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad bu kadar yüksek sesle antiemperyalist bir sesle haykırabiliyorsa bunu nükleer güç sahibi olmasına borçlu. Zaten bu yüzden G8 ülkeleri İran’ın nükleer güç olmasına karşı çıkıyor çünkü İran nükleer olursa ses çıkarabilecek, en azından bir tehdidi olacak zalimlere karşı..
Bir mahalle düşünün ki bu mahalleyi sekiz kabadayı aralarında paylaşmışlar. Şurası benim muhitim şurası senin diye. Ve bu kabadayılar ceplerinde on dörtlü bir tabancayla dolaşıyorlar. Ve bunlar zulüm yapıyor, acı çektiriyor mahalleliye. Haraç topluyorlar,esnafın kanını emiyorlar. Ve buna karşı siz daha fazla dayanamıyorsunuz ve bu berduşlara : ‘ beri dur çakal, bu mahallenin insanını daha fazla sömüremezsin,burası seni istemiyor’ diyorsunuz. Bir hayal edin bu tabloyu. Eğer bu postayı koyan delikanlının cebinde ufak da olsa bir tabancası yoksa bu sözleri söyledikten sonra o berduş çeker ve delikanlıyı vurup öldürür.
İşte bu yüzden de emperyalizme karşı çıkarken belimizde bir tabanca olması mantıklı geliyor akıllara. Ama öte yandan yukarıda saydığım çekincelerim var.
Ben bu konuda kararsızım. Bu konunun tartışılması, gerçekten çok ciddi bir şekilde tartışılması gerekiyor.
Şimdi Düşeyazanlar olarak soruyoruz : “ Nükleer enerji sahibi olmak konusunda siz ne düşünüyorsunuz?”
Buyurun kalem sizde..

| {loadposition anketim} |
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM |