Kuaza
       
MİHRİBAH-SADULLAH VE 3.SELİM
MİHRİBAH-SADULLAH VE 3.SELİM
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
526 Okunma

 

Musiki becerisi ve incelmiş zevkleri ile Osmanlı Padişahları içinde çok ayrı bir konuma sahip olan 3.Selim..

Musiki severlerin ezberindeki bir çok eserin bestekarı 3. Selim..

Sanatçı kişiliği yüzünden Kabakçı Mustafa İsyanı’nda acıma duygusuyla davranıp,daha sonra kendisi acınılacak şekilde can veren Sultan 3.Selim..

Ömrünün 20 yılını Osmanlı Devlet-i Fehimesi’ne padişahlık yaparak geçirmiş olan 3.Selim, boğazda kayık ile dolaşmayı çok seven bir padişahtı..

Yine bir gün , gözdesi Mihribah ile birlikte boğazda gezinti yaparken derinden bir musiki sesi duyuyor.. Hayran kalıyor bu sese.. Hemen görevlileri gönderip bu sesin sahibini saraya getirtiyor. Bu ipek kumaş gibi sesin sahibi kara kaşlı kara gözlü uzun boylu yakışıklı mı yakışıklı bir delikanlıdır , Sadullah .. Sadullah’ın eserlerini ve sesini çok beğenen 3.Selim,Sadullah’ı çavuş yapıyor ve sarayda musiki hocalığı yapmasını buyuruyor.

Sarayda ders vermeye başlayan Sadullah’ın öğrencileri arasında padişahın gözdesi Mihribah da bulunmaktadır.Günler geçer,dersler geçer..Ateşle barut yan yanadır.. Bir yanda güzeller güzeli Mihribah Sultan, diğer yanda yakışıklı ve genç bir bestekar olan Sadullah.. Ve olan olur, ateş bacayı sarmıştır..Birbirlerini her an her dakika görmek isteyen genç çift ateşle oynamaktadırlar.. Ama olsun, aşk buna değer..

3.Selim bir gün Mihribah Sultan’a bir beste yapıyor. Sadullah’a da bu besteye söz yazmasını emrediyor. Yapacağın güfte, benim bu aşk dolu kalbimin Mihribah’a haykırışı olmalıdır diye buyuruyor..

Günler geçmekte ama Sadullah hiçbir söz yazamamaktadır.. Nasıl yazabilir ki? Sevdiği, aşık olduğu kadına başka bir erkeğin ağzından aşk kelimeleri karalamak zorundadır.. Bundan ağır işkence olabilir mi adem oğluna?

Mümkün değil, yazamıyor.. Ne zaman kalemi eline alsa, soğuk terler boşalıyor sırtından.. Sevdiği kadına başka bir erkeğin ağzından nasıl aşk sözleri yazabilir ki? Bu mümkün müdür?

Öte yandan padişah kızmaya başlamıştır. Bir türlü söz yazamamaktadır Sadullah. Sarayda dedikodular almış başını gitmiştir. Sadullah ile Mihribah arasındaki alevden yayılan dumanlar etraftan görülmeye başlamıştır artık.. Bu çok tehlikelidir, padişahın kulağına giderse Sadullah’ın kellesi bedenini özleyecektir..

Sadullah geceleri uyuyamaz, hep şunları mırıldanır : “ Ben başkasının şarkısıyla kendi sevgilimi sevebilir miyim ? Kendi kelimelerimi ,sevdiğim kadını seven bir adamın hizmetine nasıl verebilirim?”

Ve kararını veriyor : “ Başkasının bestesiyle sevdiğim kadına güfte yazamam…”

Aynı günlerde padişaha saraydan biri bu ilişkiyi kanıtlıyor ve 3.Selim ,Sadullah’ın kellesinin vurulmasını emrediyor..

Bu olaydan sonra aradan 2-3 ay geçtikten sonra padişah bir beste işitiyor sarayda. Kimin bu eser diye soruyor. Sadullah Efendi’nin yanıtını alınca içi cız ediyor..Çünkü dinlediği müthiş bir aşk bestesidir.. Vezirine Sadullah’ı öldürüp öldürmediğini soruyor. Vezir de , ‘sizin bu kararı bir sinir anınızda verdiğinizi düşünerek onu bir hücreye kapattım efendimiz’ der. 3.Selim şöyle bir iç geçirdikten sonra : ‘ iyi yapmışsın , böyle bir aşk bestesi yaptığına göre Mihribah’ı benden daha çok seviyor, sevenleri ayıramam’ diyor..

Aşk böyle bir şeydir işte.. Kendi gücüne,kendi bileğine,kendi kelimelerine güveneceksin. ! Başkasının bestesiyle Mihribah’ı sevemezsin.. Mihribah’a olan aşkının kelimelerini başkalarının emrine vermezsin..!

Mihribah kendine, kendi bileğine,kendi gücüne güvenen erkeği seçer.. !

Bu adam yoksul ,ama ekmeğini taştan çıkartır, beni aç komaz der..!

Güneydoğu meselemizde ve açılım konularında da olaya biraz da böyle bakalım diyorum.. Yüreği yanan analar.. Kapıyı açınca karşısında elinde türk bayrağı ile bir komutan görerek acı gerçeği en hızlı şekilde anlayarak içine kor düşen yürekler..

Mihribah Türkiye’dir.. Coğrafyası saçları, kalbi maneviyatı, beyni ise mütefekkirleridir.. Ve Mihribah’a iki talip olduğunu söylüyorlar.. Ama yanılıyorlar.. Mihribah seçimini çoktan yaptı.. Onun için yedi düveli karşısına alarak can veren , başkalarının besteleriyle ,emirleriyle değil de, canı pahasına da olsa kendi sözleriyle türküleriyle onu seven Türkiye’yi seçti.. Bu faşist örgüt ve onun temsilcileri şunu bilmelidirler ki, Mihribah’a talip olacaksanız, kendi bileğinizden başka hiç kimseye güvenmeyeceksiniz..

“İncirlikteki Amerikan uçaklarının motorlarını kontrol ediyorduk her sabah.. Çoğu kez sıcaktı.. ( Doğan Güreş(1)- — siyaset meydanı)”


Mihribah kendi bileğine, kendi sözlerine türkülerine güveneni seçer..

Mihribah hiç kimseye eyvallah demeden, boyun bükmeden yedi düvele kafa tutanı seçer..


Mihribah , elinde avucunda yokken, zor durumda kalmasın diye hiçbir yabancı devletten hibe almayanı seçer..


Mihribah, “ bizler teslim olmaktansa,ced’lerimizin torunları gibi vuruşa vuruşa ölmeyi yeğleyen insanlarız”(1) diyen Mustafa Kemal’leri seçer..

 


dipnot


(1) dönemin genelkurmay başkanı

(2) Sivas 1919- ABD’li general Harbourd’a Mustafa Kemal tarafından söylenmiştir.

(3) Hikaye konusunda Nihat Genç’ten esinlenilmiştir.

 

 



EN SON YAZILAR