Kuaza
       
ARA
giris
CYRANO DE BERGERAC

- SPONSOR REKLAMLAR -

CYRANO DE BERGERAC

Roxanna  oyunun kadın kahramanı…İki sevgilisine rağmen ömrünce bir erkeğe dokunmadı.Ölen sevgilisinin aşk mektubunu ölene kadar kalbinin üzerinde sakladı.Güzel sözlere düşkünlüğüyle zerafet  ve nezaketin timsali bir bayan…

Roxanna’ya aşık iki erkek,biri Christian,diğeri gizlenmiş sevgilisi Cyrano! Christian çok yakışıklı,Cyrano ise çok çirkindir.Cyrano aşkına ebediyen karşılık alamayacağını bilir ve Christian’a yalvarır: “sen bana güzellik ol,ben sana ruh olayım!”

Edebiyat,yüce olanla  bayağı olanın çatışmasından doğar!Ancak Cyrano’nun yüce sözler söyleyen ağzının bir santim üzerindedir o çirkin burun!Kendisine yaptığı bu ağır şakalar gücüne güç katar.Cyrano zeki lafları,zarif buluşlarıyla   burnu ile dalga geçenleri denetim altına alır,susturur.Sanki çirkin burnu  onu soylu duygularla büyük bir başkaldırıya hazırlar.

Cyrano’yu kahreden çirkinliği,burjuvalara karşı savaşının bayrağı olur.Çünkü o biliyordur ki “haysiyet sahibi insanlar çirkinliklerini,kusurlarını görmeden zalimlere ateş açamazlar!”

Sevdiği kız Roxanna kuzenidir,çocukluğundan beri tanışırlar.Roxanna,Cyrano’yu ağabey bilir.Roxanna  bir gün kendisini Christian denilen yakışıklı erkekle tanıştırması için kuzeni Cyrano’dan yardım ister.Sevgilinin ricası emirlerin emiridir.Başka bir erkeğe sevdiğiniz kızı elinizle teslim edeceksiniz!Derin ve dayanılmaz ruhsal çatışmalarla doludur Cyrano’nun hayatı…

Cyrano yine burjuvalarla şiiri ve kalemiyle meydan okurken,Christian sürekli onun burnuyla dalga geçmektedir.Bu inanılmaz bir meydan okumadır.Cyrano hangi cümleyi kursa Christian karşısına geçip “burnun mu” der.Etrafındakiler Cyrano’nun çocuğu asla affetmeyeceğini düşünürler.Ancak Cyrano,Roxanna’nın sözlerini hatırlar ve susar.Christian ile tanışır ve arkadaş olur.

Ancak Christian çok cahildir.Konuşmasını,aşk sözcükleri kurmasını bilmez.Roxanna’nın karşısında rezil olacağını düşünür.Bu sebeple içi kan ağlayarak Cyrano’dan yardım ister.Cyrano’da Roxanna’nın da onu sevdiğini bildiği için  yardım eder.Mektupları Christian’ın ağzından gibi yazarak Roxanna’ya gönderirler.”Edebiyat başkasının mektubunu yazmaktır.”

Ancak bir süre sonra Christian bunu kabul etmez.Roxanna’nın karşısına olduğu gibi çıkar.Ve büyük bir hüsran yaşar.Tek kelime edememiştir.Rezil olmuştur.Roxanna “hadi” der.Ondan güzel aşk sözcükleri beklemektedir.Ancak Christian tıkanır,kekeler…Christian’ın ruh cehaletini gören Roxanna’nın tüm hayalleri yıkılır,aşkı biter.Bu dünya güzeli yakışıklı erkeği umursamaz  artık.”Ruhu da güzel olmalıydı “ diye inat eder.

Cyrano ise Christian’a yalvarır.”Ben sana suflörlük yapayım yeniden Roxanna’nın gönlünü kazan,çünkü onun kalbi seni sevdi.”der.Ancak Christian bir türlü buna yanaşmaz.”Beni olduğum gibi sevmeliydi” diye diretir.

Yazar bu romantik idealist tabloda Christian’ın şahsında insan asaletini çok iyi resmeder.Çünkü Christian için mağduriyeti kabullenmek  çok aşağılayıcı bir durumdur.Bu yüzden asla Cyrano’nun suflörlüğünü kabul etmez.Christian asla yardım talebinde de bulunmaz.İnanılmaz bir sertlikteki adalet duygusuyla Cyrano’nun karşısına çıkar ve “o aslında seni seviyor” der.

Christian gibi çok yakışıklı bir gencin birkaç güzel söz söylemeyi beceremiyor diye “mağdur” gösterilmesi oyunun inceliğidir ancak Christian  bu mağduriyeti asla kabullenmeyerek gözümüzde bir sevgili olarak büyür.Cyrano’yu artık daha güçlü bir vicdan hesaplaşması beklemektedir.

Christian ve Cyrano arasında “hayır o aslında seni seviyor” çekişmesi başlar.İkisi de bunu birbirlerine ispatlamaya çalışırlar.Derken Christian bir gün bir iç savaşta ağır yaralanır.Son nefesinde Roxanna’ya “çok çirkin bir adam olsam yine de beni sever miydin?” diye sorar.”Evet” cevabı alınca Cyrano’ya haber gönderir.Mesajda “her şeyi denedim,o aslında seni seviyor” yazılıdır.Ve Christian can verir.

Gerçek sevgili kim?Yüzü güzel olan mı ruhu güzel olan mı? Tanrının bu acıklı trajik eşitsizliğine edebiyat bir adalet mekanizması olarak devreye girer her çağda!

Edebiyat,çirkinliğinden endişe eden çaresiz her sevgiliyi kelimelerin sihirli gücüyle silahlandırır.

Christian’ın İspanyollar ile yapılan savaşta yaralanarak can verdiğini daha önce söylemiştik.Christian İspanyollarla savaşırken Cyrano onun ağzından Roxanna’ya şahane aşk mektupları yazmıştır.Roxanna bu müthiş mektuplar yüzünden yeniden Christian’a aşık olmuştur.Tüm kalbiyle ona bağlanmıştır.

Christian’ı savaşta kaybeden Roxanna onun yazdığını sandığı mektupları arkadaşlarına göstererek “ bakın bunlar Christian’ın cümleleri ve bakın üzerinde Christian’ın gözyaşları var” diyordu.O gözyaşları aslında Cyrano’nundur!..

Oyunun son perdesi on beş yıl sonra bir manastır bahçesinde geçer.Cyrano 15 yıl boyunca kalbinde sakladığı aşkı Roxanna’ya hiç söylemez.Ama iki eli kanda da olsa her cumartesi Roxanna’yı ziyaret etmektedir.

Cyrano burjuvaları  eleştiren ,budalaları affetmeyen kalemiyle herkesi sokmaktan asla korkmayan yaşlı bir gazeteci olmuştur.Herkes çekinir onun kaleminden…

Bu acımasız eleştirileriyle Cyrano  yalnızlığa ve yoksulluğa itilir.Bir tavan arasında yaşamını sürdürmektedir.

Son sahnede  yine bir  cumartesi günü manastırın bahçesinden tam girerken siyasi muhalifler tarafından suikaste uğrayan Cyrano manastırın bahçesinde boylu boyunca kanlar içinde uzanır.Roxanna sesi duyup bahçeye koşar.Cyrano’nun başını okşayarak ağlamaya başlar.Cyrano  ölmek üzere iken son gücüyle ezberinden Christian’ın ağzından gibi yazdığı mektupları  yüksek sesle okumaya başlar.Ezberinden okuyordu..Roxanna şok olmuştur.Haykırır:” bu mektupları yazan sendin!” Cyrano son nefesinde yakayı ele vermiştir!

Roxanna haykırarak ağlamaktadır.”Bu sözler bu cümleler bu gözyaşı seninmiş neden bunu benden sakladın, benim gerçek sevdiğim senmişsin” der.”Ama kan onun kanı” diye ekler Cyrano son gücüyle…

Ölmekte olan Cyrano son bir gayretle doğrulur ve kalemini ay ışığına doğru tutar.Ölmekte olanın boyun eğmemiş kalemi değil, bedeni olduğunu ve  Roxanna’yı birkaç saniye daha görmek için en değerli varlığı olan kalemini bile tanrıya kurban edebileceğini haykırır…Ay ışığı  onu almaya gelmiş olan ilahi bir ışıktır sanki…Tanrıya kalemini uzatmıştır Cyrano…

Roxanna,ölmekte olan Cyrano’nun başını eliyle kavrar ve Cyrano’nun ağzından Roxanna’ya karşı son kelimesi dökülür: “gururum…”

Perde kapanır ve oyun biter…

Roxanna’ya “aşkım” değil, “sevgilim” değil, “gururum” demiştir…

Tanrının cezası o korkunç burnu aşabilmek ve burjuvaların alaylarına katlanabilmek için bu kadar yüksek,bu kadar soylu ve erişilmez bir gurura ihtiyacı vardı.

Aşkı için değil,gururu için yaşadı.Kim bilir belki de son sözünde söylediği gibi aşık olduğu kadın onun gururu idi…

İsmail Sürücüoğlu

Cyrano de Bergerac-Edmond Rostand’dan esinlenilmiştir.

Yorum Yapin “CYRANO DE BERGERAC”

  1. ESRA GÜMÜŞ diyor ki:

    sayın ismail sürücüoglu sizi öncelikle tebrik ediyorum çok yeteneklisiniz öykülerinizi hikayelerini hep takip ediyorum sizi çok begeniyorum tebrikler dogrusu başarılarınıız devamını dilerim ..:)

  2. neriman diyor ki:

    Değerli arkadaşım hikaye ni çok beğendim ve onun öncesinde anlatımın harkulade…masal dinler gibi, o hülyada okudum ve çok beğendim…kutluyorum seni….

  3. yasak meyve diyor ki:

    sevdigim bi hikayedir daha öncede nihat genç’in , edebiyat derslerine giriş kitabında okumustum..

    iyi çalışmalar.

  4. Türkçeci diyor ki:

    Bir kitap, film ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Ancak bu kadar vurgulanabilirdi… Ellerinize, kaleminize sağlık…

Yorum Yap



EN SON YAZILAR
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM