Kuaza
       
ARA
giris
RUTİN -La Modd Rétro

- SPONSOR REKLAMLAR -

RUTİN -La Modd Rétro

güneşli bir pazar günü bâb-ı âlî yokuşunu tırmanıyorum. çoğu yer kapalı. sur içinde yoğunluğun en az olduğu yer burası.

hele günlerden pazar, mevsim yazsa; cağaloğlu ve kapalı çarşı için bir mahrumiyet bölgesi tanımını kolaylıkla yapabilirsiniz.

yokuşun hemen orta yerinde gri bir sokakla karşılaşacaksınız. kepenkler ve tabelalardan ibaret.. güneş sarı, gök mavi; valiliğin yanındaki inşaatsa hâlâ aynı!

bu arada kulağımda handel, sarabande! laf aramızda yokuş tırmanırken favori parçamdır..

neyse efendim, o sıra iç sesimle gürültülü, patırtılı bir kavga yapıyoruz. meselede ne: rutinlik!

rutinin dışına çıkma arayışının kendisi bile rutinin bir parçası olmuş. demek, monoton hayatlar yaşadığımızdan dem vurmaya hacet yok. yok ama bu işin sonu nereye varacak?

şöyle bir iddiada bulunuyorum, rutinin dışına çıkmaya çalışmanın da başlıca bir rutin olduğu bu modern dünyada, bu çelişkiyi şimdilik bir kenara bırakalım.

çünkü rutin dediğimiz şey, iki gerçekliğe dayanıyor olmalı. daha doğru ifadeyle rutinin verdiği ‘image’ iki gerçeklik üretir. bunlardan ilki tasarlanmış gerçeklikler, diğeriyse tasarlanmamış gerçekliklerdir.

yani tasarlanmış, planlanmış bir gün, ister istemez rutinleşecektir. dolayısıyla rutinin dışına çıkmanın tek geçerli yolu tasarlanmamış gerçekliklerdir. bir anda, aniden akla düşmeli ve hemen uygulanmalı.. (kimilerine fight clup filmini anımsattı galiba)

şimdi siz buna spontane bir yaşam tarzı diyeceksiniz. aslında bakarsanız bu öyle bir şey değil, tam olarak!

tasarlanmamış gerçeklik yalnızca rutinin dışına çıkmakla bitmez, sona ermez. bu gerçeklik size, sizin tecrübe etmediğiniz yeni ve farklı bir ‘image’ sağlar.

daha önce yaşamadığınız bir hayatı nereden bilebilirsiniz? söz gelimi önünüzde iki yol var. birini tercih ettiniz ve –aa çıkma sokak! sonra geriye döner ve diğerini tercih edersiniz. ve ilkini tecrübe etmeniz dolayısıyla yaptığınız seçimin doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü olduğuna karar verebilirsiniz.

oysa hayat böyle değildir! diğer yolu tercih etmenize olanak tanımaz. zaman artık o zamana dönemeyecektir en başta. ve diğer başka sebepler..

demek, anlık düşünceyi bir alternatif olarak sunmanın gerekçesi bu olmalı(?)

yani sonuç şuraya mı varmak istiyor, tasarlanmamış gerçeklikler sizin kendi( ya da size doğrudan, dolaylı bir biçimde zaman içerisinde nakledilmiş) gerçekliklerinizi değiştirecektir. çünkü siz tasarlamadınız!

şimdi, tüm bunların ne önemi var? gerçek şu ki tümünün gündelik yaşayış içerisinde hiçbir önemi yok!

pazar günüydü. iyi vakit geçirdim, teşekkürler..

 

Fikret Baykalı

Bu yazı “la modd rétro” tekniğiyle

15-04-11 tarihinde kaleme alındı.

İstanbul’un çeşitli yerlerine dair izlenimleri

ilerleyen dönemde yazmak ümidiyle

ve hoş görüyle…

Yorum Yap



EN SON YAZILAR
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM