Kuaza
       
Özgünlük Politikası
Özgünlük Politikası
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
158 Okunma

                

     Olduğu gibi görünenler yada göründüğü gibi olanların toplumumuzda ne yazık ki  gün geçtikçe sayıları azalıyor. Neden artık samimi insanların yüzlerine rastlamakta zorluk çekiyoruz? Üretici bir toplum halinden hızla tüketici toplum haline geldiğimizden ve bununla birlikte popüler kültür uzantısı olabilirliği fazlaca etkili görünüyor sormuş olduğum soruya..  Hemen hemen herkesin sosyal hayatında şu an sahip olduğu maddi ve manevi olanaklar yoktu yıllar önce, sahip olduklarıyla yetinip mutlu olan insanların sayısı fazlaydı.       Geçmişle bugünü karşılaştırdığımızda tabiki ortaklıklar yok değil; ekonomik yokluklar ve krizler bu toplumu hiç yalnız bırakmadı. Oysa ki yalnız bırakılmaması gereken halktı.      Hemen hemen hergün karşımıza herhangi bir konuda yapılmış kamuoyu araştırmaların sonuçlarını izleyen tabansız ve günü kurtarmak amaçlı siyaset yapan liderler kendi fikirlerini dile getirmektense, seçmenlerin ve onları yönetenlerin hoşuna gideceğini düşündükleri yorumları yaparlar ve topluma sunacaklarının popülerliği ya da politik doğruluğu olduğundan emin olmak isterler.   

 

   Günümüzde lider olarak adlandırılan kişilerin çoğu özgünlükten yoksundurlar. Kendi düşüncelerini paylaşmayı isteyen, gerçekleştiren ya da özgün düşünceleri ile topluma katkı sağlayabilecek liderleri bulmak artık gerçekten zor. Oysa ki özgünlük ve bireysellik gerçek liderlerin belirleyici iki özelliğidir. Herhangi bir insana lider olarak saygı göstermem için onunla aynı görüşleri savunup aynı ideolojiyi paylaşmam gerekmez, Karşımdaki insan eğer yüreğinden gelen güçlü duygularla samimi konuşuyorsa, kendisini can kulağıyla dinler ve söylediklerini ciddiye alırım. Dünyanın en aptal insanından bile öğrenebileceğimiz mutlaka bir şey vardır.        Başka birinin sözlerini tekrarladığımız veya hitap ettiğimiz insanların duymak istediklerini söylediğimizde kendi kişiliğimizden ödün veririz. Bununla birlikte dünyayı biraz daha gürültülü hale getirmekten başka bir şey yapmamış oluruz. Yüreğimizden gelen duygularla konuştuğumuz ve kendi düşüncelerimizi dile getirdiğimiz zaman ise farklılığımızı ve farkındalığımızı ortaya koyup kalabalıktan sıyrılmış oluruz.        

  Farklı oluşumuzu geliştirmek te bize kalmıştır; bunu yapabilirsek eğer kendimize, çevremizdeki sevdiklerimize ve belki tüm insanlığa fayda sağlamış oluruz..          Toplumumuz sanatın, bilimin, milli değerlerimizin, eğitimin, sporun gelenek ve göreneklerimizin içine tükürenleri ödüllendirmektedir. Bu noktada toplumu suçlamak ahmaklık olur. Ödüllendirdikleri  kişilern temel politikaları halkı yoksullğa, cahilliğe , eğitimsizliğe sürükleyip düşünmelerine sorgulamalarına engel olmak olduğundan  amaçlarına ulaşıp ödüllendirilmeyi kendilerine hak sayarlar. Hak sayanların eğitim sisteminde eğitimimi tamamlamış biri olarak boyun eğmeyi ve özgür ruhu dışlamayı dayatmaları yılgınlığa düşmemize sebep olmamalı..     İş hayatımızda işverenler veya iş arkadaşlarımız farklı olma, yol gösterme, fikir verme bakımından kesinlikle bizleri yüreklendirmezler. Alçakgönüllü olma çabalarımız da zaman zaman özgünlüğümüze zarar verebilir.Bütün bunlara karşın farklı ve özel olma çabasını yitirmememiz gerekir.        

  Hepimiz aynı eğitimi almış, aynı ortamlarda yetişmiş, aynı fikirleri savunabilirz fakat özgünlüğümüzü farklı yollarla ortaya koyabiliriz. Farklı oluşumuzu, içimizdeki cevheri keşfetmek bizim elimizdedir. Gerçek potansiyelimizi ancak bu şekilde kullanabiliriz. Hayattan beklentilerimizi, hayat görüşlerimizi amaçlarımızı ancak bu şekilde gerçekleştirebiliriz.             



EN SON YAZILAR