Kuaza
       
İSYAN-I AŞK
İSYAN-I AŞK
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
706 Okunma

Merhaba Sevgili Dostum;

Son konuşmamızda başından sonuna kadar hüzünlü diyaloglar sarf ettik. Seninle görüşmenin, haber almanın sevincini ve hüznünü birlikte yaşadım.

Hayata baktığında, hiçbirşeyin manasının olmadığını söyledin. Herşeyin kolayına kaçma alışkanlığımızla, bir çırpıda söyleyivereceğimiz bir sözdür bu, gerçeğin ne kadarını anlatabilir ki ? Dahası, bütün bir hayatı bir cümleye sığdırmaya çalışmak ne derece doğru? Düşünsene hayatın manası üzerine verdiğimiz hüküm, yalnız bizi değil, bütün insanlığı ilgilendiriyor. Ve hatta bütün kainatı…

Seninle görüştükten sonra hayatı manasız gösteren aşk kavramı hakkında hiç düşünmediğim kadar düşündüm uzunca bir süre? Kesin hükümler vermemek için elimden geleni yapmaya çalıştım.

Bence aşk; Aşık Veysel’in ”Seversin kavuşamazsın; aşk olur” hükmüdür. Hiç bir kitapta, hiç bir düşüncede rastlamadığım hüküm… Sen aşk deyince, iki insanın el ele, diz dize sıcak sıcak bakışmalarını, kuytu köşelerde koklaşmalarını anlıyorsun. Sevgiliyle birlikte yaşamaya, konserlere gitmeye, yapacağın her adımda onu haberdar etmeye, ailenin evde olmadığı vakitlerde aşk filmi izlemeye davet etmeye, her an her dakika ondan bahsetmeye aşk değil ”geçirilen güzel zamanlar” denir ve belli bir zaman geçtikten sonra ortaya çıkan bazı cümleler vardır. Bu cümlelerden örnek istersin şimdi değil mi? Sevgiliyle geçirilen hoş vakitler bazen insana ”davulun sesi uzaktan ne de hoş geliyormuş” ya da ”keşke hiç başlamasaydı, öylece uzaktan bakmaya devam etseydim ona” dedirtebilir ve ortaya kocaman pişmanlık duygusu çıkartabilir, oysa biz bu pervasız çağımızda daima pişmanlık duymaya hazırız değil mi güzel kardeşim…
Bence Aşk: Aşkı anlatmaya çalışan, ayrı düşmekten yakınan, özleyişle sevişi birbirine dolayan şairlerin kitaplarının arasında boğulmak, dönüşü olmayan sözcüklerde, sonu bilinmeyen karamsarlıkla macera aramak, yokluğu var etmeye çalışmak, sessizliğe gömerek duygularını, kulağını kapatarak hıçkırıklarını duymamaya, görmemeye, hissetmemeye çalışmak…
Aşk: Çorak toprakların yağmayacağını bile bile yağmuru dört gözle beklemesi gibi, bir annenin, gurbet akşamlarında yavrusunu yitirişinin ardından, dualarıyla beklediği gibi beklemek… Sen hala aynı yerde, kaldığın yerden devam ederek bekleyişin sızısını hafifletmek için sokaklarda başıboş dolanarak, boş boş camekanları seyrettiğin gibi, baktığın camekanlarda onu görmek, gördüğün tüm insanları ona benzetmek gibi…
Aşk: Yıllardır dilediğin kitapları, şiirleri, şarkıları, tiyatro oyunlarını… didik didik arayıp bulamayışın. Ezberlediğin gözyaşların, bir şehri en mahrem yerindeyken en uzaktaki odadan seyretmeye kıyamayışın… Yüreğindeki ayrılık, dışında olmayan ama içinde büyüyen, içinde büyüyenden ayrı düşmek…
Bence Aşk: aleme şöyle hayran bir bakıştır. Mecnun’un bakışıdır, Leyla’nın kara kuru, zayıf bedeninde bütün bir kainatı görmektir. Gidişiyle yapayalnız kalacağını sandığın şu hayatta, bütün bir mahşeri yaşadığımızı, gemilerin henüz yanmadığının farkına varmaktır. Canım Dostum giden sevgililer bütün bir kainatı kalanlara bırakmışlardır… İşin kolayına kaçmadan düşünmeye, çevrendekilere sahip olmakla zenginleştiğin sevgiyle bakmaya çalış…

Lise dönemimizde ikimizinde okuduğu ve geçenlerde üzerinde tartıştığımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ”Huzur” romanında kahramanına: ”Vucutlarımız, birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir; asıl mesele hayatımızı verebilmektir.” dedirtmesi şimdi sana çok mantıklı geliyor değil mi? Hata ettin güzel kardeşim; herşeyin yerine onun ahu gözlerini koydun ve dünyaya öyle baktın. O gidince de herşey büyüsünü yitirdi. Bülbül kuşlardan bir kuş, gül çiçeklerden bir çiçek oldu. El ele yürüdüğünüz yollar tozlu topraklı yollara dönüştü. Uykuların yorgun zihnine bir sığınak oldu. Aşka böyle bakışınla, hayata mana bulamamakta ne kadar da haklısın.

Oysa hiç düşünmedin, dünyadaki milyonlarca güzel gözlü kadını bırakıp onu özellikle seçişini?

Herşeyin yerine niçin bir başkasını değil de onu koyduğunu? Neden her nefes alışında onu yaşadın?

Bütün nazlanmalara büyük küçük yalanlara tahammül ettin? Bütün bunların kaynağını sevgi olduğunu aklına getirmedin?

Aşık Veysel’in ”güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa” sana hiçbirşey söylemedi? Onu sevgili yapan senin sevgindi. Senin sevgin olmasaydı, o da bütün insanlardan bir insan, en iyi ihtimalle sohbet etmekten hoşlandığın bir tanıdık olarak kalacaktı. Şimdi o salınarak, ürpererek, hıçkırarak… nasıl giderse gitsin, farketmez, çekti gitti. Ve sen manasız bir hayatla başbaşa kaldın. Peki sevginize ne oldu? O büyük aşkınıza? Mesele Nazım’ın şiirindeki ‘zamana bırakmak’ değil, ‘zamanla bırakmamak’tir..” kardeşim…

Aşk; sevgiliyle yaşamak değil, sevgiliye adanmış sevgiyle yaşamaktır. Bütün hayata o sevgiyle bakmak ve sevgiliden izler, güzellikler bulmaktır. Hayatımıza anlam katan şey sevgililerimiz değil, sevgidir. Sen sevgiyi mi kaybettin ki hayatın manasızlığını sorguluyorsun?

Bütün güzellik ve çirkinlikleri, iyilik ve kötülükleri, doğruyu ve yanlışları görmek için elimize büyük bir fırsat geçti. Yaradılışımızla birlikte olmayan adaletsizlikleri, zulmü, hor görmeyi, açlığı, cinayetleri herşeyi göreceksin, varlığının manasını anlayacaksın. Hayata kendi gözünle sevgiyle bakacaksın, şimdi hayatın anlamsızlığını sorgulamayı bırakıp, anlam yükleyeceğin nedenleri sıralayacaksın… Hayatın bazen zehir gibi acı, bir çocuk gibi saf, su gibi güzel, yıkık bir ülke gibi karışık olduğunu anlayacaksın canım kardeşim…

Beynindeki nefret önce içindeki ateşi körükleyecek, artık günlerine sığdıracaksın güneşin doğuşunu, kızıl güneşin gökyüzündeki renkli dansını izleyeceksin artık… Ve inanıyorum seni bırakıp giden kadına, sana insanlığı sevdiren kadına, o eşsiz kadına teşekkür edeceksin…

Yorum Yapin “İSYAN-I AŞK”

  1. anka diyor ki:

    aşk hakkında o kadar çok malumat varki. herkes kendi bakış açısıyla aşkı tarif etmekte.her aşık için aşkın anlamı başkadır. kimileri için hüzün kimileri içinse sevinçtir,aşkı anmak. bana göre ise çaresizliğin zihinde karışıklık yaratması. ruh dünyanın çelişki içine düşmesi.sahip olmadıklarına aşık olursun sahip olduklarına aşık olamazsın. aşk umutsuzluğun geleceğe dair düş görmesidir.

  2. Flz diyor ki:

    “Hayatımıza anlam katan şey sevgililerimiz değil, sevgidir.
    Sen sevgiyi mi kaybettin ki hayatın manasızlığını sorguluyorsun?”
    Başka söze gerek yok…

Yorum Yap

AYLİN SAPAZ Kategorisindeki Diger Haberler


EN SON YAZILAR