Kuaza
       
BAŞKENTTİR O !
BAŞKENTTİR O !
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Loading ... Loading ...
268 Okunma

 


Tıpkı sigaram gibidir O, kafamın hep bir kenarında, bilinmeyen bir gelecekte “bırakma” planlarım vardır…

Martı çığlığı duymasamda hep bir yerlerde deniz çıkacağını umarım,

Sevmeyeceğim tüm özelliklerini bir bir sıralasada, tüm kötülüklerine, yokedilmişliklerine rağmen severim.

Yıllar önce Türkiye çağdaş ve gelişmiş bir ülkeyken kültürün sanatın gelişmişliğin izlerini de en çok başkenti taşırken, değerlerini gün geçtikçe teker teker silinmesine üzülürüm.

Halkının nasıl bir düşünce yapısına sahip olduğunu, ideolojilerini, yaşam biçimlerini, karakterlerini, görgülerini bilmeme rağmen, onu değiştirmeye çalışsam da değişmeyeceğini bilirim.

7 düvelin gıbtayla bakıp, yüzyıllardır ele geçirme planlarının boşa çıktığı kocaman bir ülkenin başkentidir.
Yarım bırakılmış, eksik kalmış bir Devrim e şahitlik etmiş.

Faili meçhullerin, idamların, baskıların, özgürlük mücadelelerinin en fazla yaşandığı şehir: umut vaad etmiş, çok akıllıca bir strateji ve binbir güçlük ile başkent yapılmış,

Okul sıralarından kurulmuş meclis te verilen demokrasi mücadelesidir.

12 Eylül den kalma tankların, Devrim Şehitleri’ nin izlerini taşır.

Bir ütopyanın gerçeğe dönüşmesi, bir halkın mücadelesidir.

Bambaşkadır;

Tutkuyla bağlandığın sevdiğini özlemektir arayıp bulamamaktır, bulduğunu sanıp kaybetmektir.

Yaşarken sevdiğini pek anlamazsın. Ancak bırakıp gittiğinde değerlenir gözünde.

O nice şairlerin ilham kaynağıdır.

Günbatımlarının rüya gibi olması güneşin sanki denize batarken cilvelenmesine anlam veremezsin.

O aslında iç karartıcı değildir, koyu gridir.

Sert soğuğunda yürüyemem geceyarısı caddelerinde.

Tunali dan Ulus a varana dek butun insan cesitlerini görürüm…

Atakule ye çıkarım, şehir merkezine tepeden bakarım, tam olarak bu kente karşı ne hissetiğimi o zaman anlarım.

Köşk ile Atakule arasında yürürüm, Cumhuriyet in kuruldugu o topraklarin gecmisini hayal ederim, cevremde gördügüm her yapıtın bir agirligi vardır…

Sonbaharda çınar ağaçları yapraklarını dökerken Cinnah’ tan Kuğulu’ ya doğru içimden şarkı söyleyip etrafı izlemek büyük keyif verir.

Kuğulu’ da çimenlere oturup Sokak Sanatları Atölyesi’ ndeki arkadaşların tiyatro gösterisini izlemek kendimden geçirir.

Tunali Hilmi de sevgilimle el ele gezmek, Papazın Bağı’ nda çimenlerde oynaşan hayvanları semaverde çay içerken izlemek çok güzeldir.

Doğduğum Seyran Bağları nda yürürken bir zamanlar Atatürk ün bağlarının burası olduğunu hatırlamak gurur verir bana.

Anıtkabir de Ata yı ziyaret edip dertleşmek gibisi yoktur.

Beşevler’ de nargile-çay içerken değmeyin keyfime.

Bahçelievler’ in arka sokaklarında yürüyüş yaparak, kendimi dinlemeyi özlediğimi anlarım bazen.

Kızılay daki Güven Park ın büyük bölümünü işgal eden dolmuş ve otobüs durakları güvensizdir.

Kocatepe Kahvecisi nde bir fincan Türk Kahvesi içerek etrafı izlemek ne hoş olur.

Hacettepe nin Ankara ya hakim tepesinde oturup simit ve ince belli bardakta çay içmek çok lezzetlidir.

Altındağ da Ankara Anadolu Lisesi nin yanındaki Etnografya Müzesi ni tek ziyaretçisi olarak gezmek ne yazık ki üzücü ve ürkütücüdür.

Ankara Garı nın içindeki Vagon Restaurant ta kendimi ağaçların gölgeliklerine bırakıp havuzun kenarında kırmızı şarap içmek dinginlik verir bana,

Gençlik parkının içine edilmiş görüntüsü hiç hoş olmasada bir oyuncağa binip adrenalin hormanlarınızı harekete geçirmek tadılası bir duygudur.

Ankara Kalesi’nde bir konakta peynirli gözleme yemek nedense huzur verir bana.

Eve gitmek için Kızılay da, Sıhhıye de, Ulus ta otobüs beklemekten cinnet geçiren kız portresi çizmişliğim çok olmuştur. (Mamak Belediyesi ve en az 10 tane Halk otobüsünü kaldıran Melih Gökçek e sevgilerle)

Dikimevi nde Askeriye yi görmek huzur verir bana, pilot bölgedir, metro nun sona erdiği yerdir.

Abidinpaşa Mamak ın Arjantin Caddesi her zaman kalabalık olur.

Tuzluçayır; küçük umutlara sahip olup değerini bilmediğimiz özgürlüğü bir başka tadda, duru ve samimi şekilde anlatır.

Geldiğimizde otlar yemyeşildi ve Kuzey’ deydi Güneş.

Kömür Deposu boşaldı, Mamak a sonbahar geldi.

Samsun asfaltında otomobiller, şirin mi şirin gecekondu evleri şeklinde betimlerken şair, Yeni Türkü nün de en can alıcı bestesidir.

Mamak Askeri Cezaevi ndeki tutsaklar geçen sonbahara bakarlar.

Velhasıl Ankara yaşamdır,

Mekansız şehirdir.

Haftada 3 defa dışarı çıksanız 2 ayda gezilesi yer kalmaz.

Kendisini sevdirir bana, buruk bir sevgidir benimkisi.

Hiç düşündünüz mü? İnsan memleketini niye sever ?

Çünkü sevmek zorunda olduğu bir başka memleketi yoktur da ondan sözüyle teselli bulurken bulurum kendimi…



Aylin SAPAZ
18.09.2009

 



EN SON YAZILAR