| 12 Mayıs, 2009 |
Yapraklı takvim yatağımın tam karşısındaki duvarda asılı duruyordu. Üzerinde koyu puntolarla yazılmış toparlak bir “sekiz” sırıtıyordu, Aylardan mayıs, pencereler kapalı, ben yine bilgisayar başında günün gazetelerini ve köşe yazarlarını okuyordum. Bir iki saat sonra arkadaşım Sinan uyandı , biraz sonra ben lavaboya gidip geldim ve ne göreyim! Pencereler açık.. Bahar odamda geziniyor, selam verdim.. Sinan iyi ki açmış bu pencereleri.. Yoksa bu muhteşem çiçek kokularını, çimen kokularını koklayamayacaktım, bu sevişen kuşların doruğa çıkmış türkülerini duyamayacaktım.. Habersiz kalacaktım dünyanın en büyük olayından ! Bahardan.. Şu gökyüzünde özgürce çığlık atan saka kuşlarının keyfi hangimizde var?.. Gör beni de saka, al yanına, beraber çığlık atalım, türkü söyleyelim,kanat çırpalım baharın hiç solmadığı diyarlara.. Beraberimizde gelsin guguk kuşları, piçler, kumrular, yabani muhabbet kuşları.. Kendimizi kasmayalım kariyer diye, aş diye ,ekmek diye, gelecek diye.. Dört nala koşalım buram buram bahar kokan mayıs ayının kucağına…
Pencereden bakıyorum, dallardaki yapraklar dimdik.. Gerdek gecesindeki damadın erkekliği var üzerlerinde, göğüs önde,sapasağlamlar..Ben de onlar gibi olacağım, ben de hep bahardaki ağaçların yaprakları gibi tutacağım bu yüreğimi ve beynimi.. Ömrüm oldukça sevişen,türkü söyleyen saka kuşlarına açacağım dallarımı.. Kış ile tekme tokat dövüşeceğim,küfürler edeceğim sonbahara , bu garip saka kuşlarını susturuyor diye..
Saka kuşları.. Bizim için de bağırın.. Hiç olmazsa bu sabahki türkünüzü bize ithaf edin.. Şu ulu ormanlara, şu akarsulara, şu Kaz Dağları’na, Konya Ovası’na , Heybeli Platosu’na sesimizi duyurun hiç olmazsa bugün.. Gürül gürül akan şelalelere,akarsulara selam iletin.. Baharları kutlu olsun ..
Yapraklar bizim yüreğimizdir aslında.. Sonbaharda onlar dökülürken biz de sapır sapır dökülüyoruz,evlere hapsoluyoruz.. Ama şimdi, dimdikiz, sevinçliyiz, gürül gürül akıyoruz nereye gideceğimizi bilmeden.. Temizliyor içimizi bu şelale.. Burnumuza gelen bu nergis kokuları su veriyor içimizdeki yaşama,dayanma duygusuna..
Hayat, o dev holdinglerde, borsada, gazetelerde, zırvalayan köşe yazarlarında ,kahrolası siyasette, çıkar dünyasında , AB rüyasında değildir.. Hayat işte penceremin önünde duruyor şimdi.. Çığlık atıyor bu fani dünyada özgürce, yapraklarla kolkola, güneş ile barışık, ezgisini okuyor bu dünyanın,sırrını söylüyor tanrının, iksirini getiriyor beynimize uzak diyarların..
Koca bir kış geçti.. Biz nelerle uğraştık? Laik-şeriat, ordu,ergenekon, hükümet,muhalefet, tüsiad, fetocu istihbarat, gizli saklı işler, karanlık,bombalar.. Bu canımız usandı artık.. Şu fani dünyada kelimelerimi tutsak etmeyin bu karanlık kavramlarla.. Özgür bırakın beni, kelimeleri dört nala koşturayım doğanın güzelliklerini anlatarak.. Şu fani dünyada bizlere biçtiğiniz kılıf bu mu? Laik-şeriat diye diye ömür mü geçireyim.. Şu kalemin mürekkebine yazık değil mi? Yeter artık ! Düşün yakamdan.. Saka kuşu olmak istiyorum ben, çığlık çığlığa özgürce şu papatya bahçelerinde gezinmek istiyorum. Laik-şeriat diye Ergenekon diye beyinlerimizin ırzına geçen bu kadar köşe yazarı zaten var.. Bari biz bu genç yaşımızda kurtaralım şu yüreklerimizi.. Size diyorum üniversiteli arkadaşlarım , bırakalım o kirli insanlar , o “kast sisteminin” seçilmiş insancıkları bu kirli dünyada depişsinler.. Biz baharda papatya bahçelerinde özgürce koşturmak istiyoruz.. Koklamak istiyoruz en güzel kokularını toprağımızın.. Bakmak istiyoruz güzel kızlarımıza dünya gözüyle.. Çimen lekesi bulaşsın istiyoruz pantolonlarımıza,kan değil ! Baharı anlatacak kelimeler bulmakla geçirmek istiyoruz ömrümüzü, siyaseti değil ! Aşık olmak istiyoruz baharda, bu toprağın en güzel kızlarını en güzel yerlerinden öpmek istiyoruz,sevişmek istiyoruz nergis bahçelerinde çığlık çığlığa..
Gündem nereden giderse gitsin, eğer insansak bu baharı göreceğiz, bu türküler söyleyen saka kuşlarını göreceğiz, bu uyanan doğayı göreceğiz farkedeceğiz şiirler yazacağız ona, bu akarsuların ısınan sularında yıkayacağız yüzümüzü, kaz dağlarında yapacağız sabah kahvaltımızı tavşanlarla beraber.. Bu baharı, bu doğayı göreceğiz, bize göstermek istemeyenlere inat göreceğiz.. Yeter artık, bıktım ben laik-şeriat konuşmaktan, bıktım ben Ergenekon konuşmaktan, silah konuşmaktan,nükleer konuşmaktan.. Dışarıda bir cennet var, bunu allah yarattı! Yapraklarla , papatyalarla konuşmasını öğreneceğiz’.Bunları allah yarattı..
Dışarıda doğayla barış içinde parıldayan güneş , özgürce türküler söyleyen saka kuşları ,guguk kuşları kırlangıçlar , mis gibi cennet kokuları yayan nergis bahçeleri papatya bahçeleri , dallarında dimdik yemyeşil duran yapraklar, ve bu muhteşem senfoniye ev sahipliği yapan anadolu toprağı,doğa.. Size bu genç kalemden selam olsun…
PARMAĞA VURULAN ÇEKİÇ
İNSANLIK ONURU VE AKP
CÜMBÜŞ APARTMANI
HALİL İBRAHİM AMCA , FEODALİZM VE AÇILIM
KEMALİZM KADAR KAFANIZA TAŞ DÜŞSÜN !Diğer Haberler
En Çok Okunan Yazılar
Düşeyazanlar | Kültür Sanat ve Edebiyat Portalı | 2008-2010