- SPONSOR REKLAMLAR -
Afrika’da özellikle de iç savaş ile uğraşan Somali’de bu yıl hüküm süren kuraklık sebebiyle artan açlıktan ölüm haberleri herkesi olduğu kadar bizi de üzmekte..Konu ile ilgili ramazanın gelmesiyle birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve İslam Konseyi’nin çabalarıyla başlayan kampanya çığ gibi büyümekte ve giderek uluslar arası bir boyut kazanmaktadır.
Somali nezdinde Afrika için durum cidden vahimdir. BM Çocuklara Yardım Fonu’na göre, Afrika Boynuzu bölgesinde kuraklık ve kıtlık nedeniyle 2.3 milyon civarında çocuk gıda yardımına muhtaç. Bunların en az 640 bini Somali’de. 500 bin çocuk ise ölüm sınırında. BM’nin hedeflediği 2 milyar dolarlık yardımın yaklaşık dörtte birini veren ABD, geçen 90 gün içinde ölen 5 yaşından küçük çocuk sayısının 29 bini aştığını tahmin ediyor. Yetişkinlerle birlikte, gıda yardımına ihtiyaç duyanların sayısı Afrika Boynuzu’nda 12 milyonu, sadece Somali’de ise 3.7 milyonu geçiyor. Dünya ülkeleri de Somali ve diğer Afrika Boynuzu ülkelerine yardım için seferber oldu. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Somali’nin önemli bölümünü kontrol eden Şebab hareketinden yolları açmasını istedi.
Özellikle Somali’de hüküm süren iç savaş sebebiyle de oluşan ölümleri,göçleri,korkuyu ve dinci örgütün ülkenin bir bölümüne dışarıdan gelen gıda yardımlarını sokmaması da felaketin boyutlarını arttırıyor.
Özellikle Ramazan ile birlikte din eksenli kuruluşlarımızın, muhafazakar halkımızın buradaki açlığa birden vicdan gösterip duyarlı olmaları ve yardım toplamaları bizlere bir konuyu tekrar hatırlattı. Esasta geniş bir yelpazeye sahip olan ancak vicdan ve eşitlik ortak paydasında birleşmiş sol kesimin gönüldaşları olarak bizler yıllardır ne diyorduk ? Hadi iki cümlede hatırlatalım bilmeyenlere : “ dünya nimetlerinin ve gelirinin yüzde 57’lik kısmını dünya nüfusunun yüzde 3’lük dilimi tüketiyor.Yani dünyada yaşayan yaklaşık sekiz milyar insanın yine yaklaşık olarak yedi buçuk milyarı dünya nimetlerinin yüzde 43’lük kısmıyla yetinmek zorunda..
Yetiyor mu? Tabii ki hayır.. Beybabalar plazalarında,sturbuckslarında neskafelerini yudumlarken Afrika’da ,Asya’da bebekler açlıktan dün de ölüyorlardı yarın da ölecekler. Bu yıllardır böyle..İşte sol bunun kavgasını veriyordu. Ancak dini çevreler ve kutsal medyamız solu anarşizmden ibaret görüp halka böyle aksettirdikleri için halkımız nezdinde solcu demek anarşik demektir.Şimdi kalkmışlar Afrika için yardım topluyorlar,Ramazanın yüzü suyu hürmetine halkımızdan yardım istiyorlar..Bu halk her zaman vermeye,paylaşmaya razıdır.Ama sizler camilerde her hafta kuran kursları için para toplayacağınıza bir hafta Afrika’daki açlıktan ölen sömürge maduru çocukları düşündünüz mü ?
Hal böyle olunca solun yıllardır belirttiği bu adaletsiz bölüşümden kaynaklanan açlığı ramazan yüzü suyu hürmetine gündeme getirmek popülizmden ibarettir diye düşünüyorum.Kötü mü oldu,tabi ki hayır ancak Afrika’da yıllardan beri kanayan bir yara var ve bunu sadece açlık toplu ölümleri kuraklık sebebiyle kat be kat arttırınca gündeme getirmek vicdandan çok vicdansızlık kanaatindeyiz.
Kapitalizm işte böyle bir şeydir.Afrika yıllardır açlıktan sürünürken,insanlar tek tek can verirken umurunda olmaz,ancak toplu ölümler başlayınca bir de Ramazan gelmişse harekete geçer..
İşte kapitalist vicdan ile sosyalist vicdan farkı böyle bir şeydir arkadaşlar..
İsmail Sürücüoğlu
ANASAYFA | GÜNCEL | SPOR | MÜZİK | EĞİTİM | FOTO GALERİ | VİDEO İZLE | SİNEMA | DÜNYA | REKLAM VER | İLETİŞİM |