|
GELİYORUM DİYEN BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ
Uğruna savaşlar verilen, çağ açılıp çağ kapatılan şehir.. İstanbul.. Yeryüzünün gelmiş geçmiş en büyük üç imparatorluğundan ikisine başkentlik yapmış, dünyanın imrenerek baktığı bir aşk şehri.. Ancak her güzelliğin, güzelliği oranında yan etkileri de oluyor. Sizi değişik duygulara alıp götüren bir gülün, dalındaki dikenler gibi.. İstanbul yeryüzünün en aktif fay hatlarının birinin üzerinde durması sebebiyle tarih boyunca bir çok depreme sahne oldu. Bizans’ın kurulmasından sonra İstanbul depremle ilk kez 342 yılında tanıştı.Ardından 16 Ağustos 542’deki şiddetli deprem ile İstanbul adeta yerle bir oldu.Ayasofya’nın kubbesi çöktü..Yüzlerce ev yıkıldı.. Bir sonraki deprem ise 26 Ekim 740’ta yaşandı.. İstanbul yine yerle bir olmuştu.. 1 Mart 1202’de meydana gelen deprem ise şiddeti kadar imparatorun yatağının deprem yüzünden kırılmasıyla da tarihteki yerini aldı. 1296 yılındaki büyük deprem ile İstanbul’da taş üstünde taş kalmadığını yazıyor tarihi kaynaklar.. Ayrıca 1419 depremi sonrasında tsunami oluştuğu da dönemin tarihçilerinin notları arasında yer alıyor.. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin ardından ilk en büyük deprem 10 Eylül 1509 tarihinde yani Fatih’in oğlu 2.Beyazıt’ın hükümdarlığı sırasında meydana geldi. Osmanlı literatürüne “küçük kıyamet” olarak geçen bu depremin ardından halkta ve sarayda öyle bir korku oluştu ki padişah Edirne’ye taşındı. İstanbul tarihindeki en yıkıcı iki depremden biri olan bu depremde dönemin İstanbul nüfusunun yüzde 10’u deprem sırasında hayatını kaybetti. 109 cami tamamen yıkıldı.1070 ev hasar gördü.Ayasofya’nın fetihten sonra yapılan minaresi yıkıldı. Osmanlı hakimiyeti altındaki İstanbul’da 1509′dan sonra ikinci büyük deprem, 22 Mayıs 1766′da yaşandı. Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen deprem, bir perşembe günü, güneş doğduktan yarım saat sonra meydana geldi. Deprem sırasında korkunç gürültüler işitildi ve bu gürültüleri yaklaşık 2 dakika süren bir sarsıntı takip etti. Bundan sonra ise 4 dakika kadar süren düşük şiddetli deprem oldu. Bu depremin artçısı olan sarsıntılar 8 ay devam etti. Depremde yaklaşık 4 bin kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı. İstanbul’u tarih boyunca etkileyen büyük depremlerden biri de 10 Temmuz 1894′te yaşandı. Kent, öğleden sonra 12.24′te şiddetli bir depremle sarsıldı. Deprem yaklaşık 18 saniye sürdü ve birbirini takip eden 3 dalga halinde etkisini hissettirdi. Depremin yarattığı korku nedeniyle halk günlerce evlerine girmedi, memurlar da işlerine gitmedi. 2. Abdülhamid, 11 Temmuzda bütün memurların iş yerlerine girmelerini emretti. Buna rağmen memurların binalara girmemesi üzerine bakanlık bahçelerine barakalar inşa edildi. Bu deprem sonrasında 2. Abdülhamid biri Yıldız Sarayı bahçesine diğeri İstanbul Rasathanesi’ne konulmak üzere son sistem 2 sismograf alınmasına karar verdi.
BU HABERİ NEDEN YAPTIK ? Evet İstanbul’un deprem tarihçesi kısaca böyle. Peki biz bu haberi neden yaptık ?
“Marmara Denizi Altındaki Faylarda Normalde 220 Yılda Biriken Enerji ve Stres Gölcük ve Düzce Depremleri ile 55 Saniyede Yüklenmiştir. Deprem Hızla Yaklaşıyor. 250 Yılda Bir Tekrarlanan Deprem Oluşma Süresi Dolmak Üzere. Maalesef Bizim Nesil Tam Bu Süreye Denk Geldi Bu Strese Bu Kabuk Fazla Dayanmaz”
ANKARA’ NIN SESSİZLİĞİ FAYLARIN SESSİZLİĞİNDEN DAHA ÇOK ÜRKÜTÜYOR Uzun zamandır yer bilimleri alanında uluslararası uzmanlarla bilimsel çalışmalar yürüttüklerini, ancak şimdiye kadar Ankara’dan, Hükümet etkililerinden resmi ya da gayri resmi hiçbir bilgi talebinde bulunulmadığından yakınan Prof.Dr. Görür, “Deprem konusunda Ankara’nın ve bizi yönetenlerin bu sessizliği beni Marmara Denizi’nin altındaki fayların sessizliğinden çok daha fazla ürkütüyor” görüşünü dile getirdi. 2029′A KADAR DEPREM BEKLENİYOR Naci Görür, “2029 yılına kadar Marmara’da büyük bir deprem olabilir. Bu durum bizim şahsi görüşümüz ya da hiçbir araştırmaya dayanmadan görüş açıklayan bazı meslektaşlarımızın yaptığı spekülasyon olmayıp, bizzat uluslar arası ekibin yürüttüğü bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu gerçektir” diye konuştu. Gelişmiş ülkelerde hiçbir yıkıma ve can kaybına yol açmayan 5 büyüklüğündeki depremlerin bile Türkiye’de ciddi hasara ve ölümlere neden olduğunu savunan Görür, “O yüzden Marmara Depreminin büyüklüğü 6 mı 7 mi olur tartışmasına odaklanmak yerine Hükümetimiz bu ciddi tehlike karşısında yerel yönetimlerle birlikte çok ciddi bir çalışma içine girip gerekli çalışmaları hiç zaman kaybetmeden yapmalı. Hükümet derhal bu işe el atmalı. Sadece yerel yönetimlerin çabası ile bu risk ve tehdidin giderilmesi mümkün değildir” dedi. Prof.Dr. Naci Görür, İstanbul’daki yapıların yüzde 60′ından fazlasının kaçak olduğuna dikkat çekerek, Hükümet ve yerel yönetimlerin öncülüğünde bankaların, mortgage ve sigorta şirketlerin oluşturacağı bir şemsiye altında kentsel dönüşüm planlarının depreme uygun yapılar üretecek şekilde geliştirilmesi gereğine işaret etti.
Bu haberi yapmamızdaki asıl amaç çığlık atarak geliyorum diyen İstanbul depremi konusunda devletin somut hiçbir adım atmamış olmasıdır.Bizler türbanla,balyozla uğraşaduralım bugün yarın İstanbul yıkılıp ta yüz binler can verince yine günah keçisi Veli Göçer’ler aramaya koyuluruz. Peki ne mi yapabilir devlet ? Mesela yapabileceklerinden çok basit bir tanesini söyleyelim. Bakın tarihçi Doç.Dr Erhan Afyoncu ne diyor : “ İstanbul’un tarihsel depremlerine baktığımızda büyük depremler arasındaki fark en fazla 200-220 yıl olarak ortaya çıkıyor. Deprem tarihlerine bakarsanız bu çok açık bir şekilde karşınıza çıkıyor.Hiç şaşmıyor.Ne yazık ki son deprem üzerinden de 200 yıl geçmiş bulunuyor.. Ve elimizde bu depremlerden sonraki mahkeme şeciye defterleri mevcut. Bu defterlerde evleri yıkılan vatandaşların evlerinin hasar derecesi, hangi semtlerin en çok yıkıldığı vs. tüm bilgiler açık bir şekilde ortada. Ve bu defterlerden on binlerce var. Devlet bu işe eğilse, ve tarihçilerden ve jeologlardan oluşan bir ekip kursa, biz bu defterleri tarayıp bitirsek İstanbul’da hangi semtlerin en fazla yıkıldığını ortaya çıkarabiliriz. Ve böylece o bölgelerde önlemler daha acil uygulamaya konulur.” Evet büyük İstanbul depremi geliyorum diye çığlık atıyor.. Ve hükümetimiz gerekli önlemleri ivedilikle almak yerine “sesimi duyan var mı” diye cesetler içinden canlı aramaya hazırlanıyor.. Düşeyazanlar Yararlanılan kaynaklar : Prof. Dr. İlber Ortaylı, tarihçi Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Yrd. Doç. Dr. Erhan Afyoncu’ya hazırlatılan “Payitaht-ı Zemin Eminönü: Bir Dünya Başkenti” isimli eser Anka Anadolu Ajansı Prof. Dr Naci Görür “Fay’a Seyahat” |
|
Anahtar Kelimeler: 2029 da deprem-deprem-deprem ne zaman-editörün seçtikleri-haberleri-istanbul depremi-manşetler-önlemleri |
|
deprem 2029 beklemiyecek. 2012 önce olacak. bukadar kısa zamanda ne yapabiliriz. Olası ist. depremi 10 üzeri olursa , tusunami olacak , adalar sular altında kalır. Neden OSMANLININ yer altındaki gaz sıkışmasını ve depremin şiddetini azaltan kuyuları tekrar açılsa.Yoksa ne yapacağız, 2 aydan az kaldı.
kesinlikle 2012 den once olmayacak