|
Hıncal Uluç ve Engin Ardıç’ın ‘Atatürk’ Polemiği
Önce Hıncal Uluç’un Engin Ardıç’a yanıtı Atatürk’e dil uzatanlara… Önce biri hafta sonu hiç yüzü kızarmadan saldırdı gene, “Atatürk’ün pasaportu var mıydı” diye.. .. Ve çizdiği Atatürk portresine bakar mısınız?.. “Vizyonsuz.. Memur zihniyetli biri..” Utanmazlığın ölçüsüne bakar mısınız?.. Yıkılmış, tükenmiş, bitmiş, işgal edilmiş Osmanlı’nın küllerinden, Avrupa’nın “Hasta Adam” dediği Türkiye’den, modern bir batı cumhuriyeti yaratan adam için çizilen tabloya, aşağılamaya bakar mısınız?.. “Memur zihniyetli, vizyonsuz!..” Bu korkunç kafaya, bu örümcek düşünceye yanıtı, ayni günün gecesi, Rus Kızıl Ordu Korosu muhteşem bir yanıt verdi, tesadüfe bakın bu defa, TİM’de.. Ben ordayım üç kardeşimle, Öcal Serpil ve Kemal’le.. Salon son koltuğuna kadar tıklım tıklım doluydu ve herkes, Atatürk’ün neler yaptığını anlatan Kızıl Ordu korosuna hem de nasıl coşkuyla eşlik ediyordu… “Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız, O vizyonsuz, o “Memur zihniyetli” dediğin adamın dünyadaki itibarını, saygınlığını bilir misin?.. Efendim “Kimse gelip gitmemiş Türkiye’ye Atatürk zamanında…” İngiltere Kralı gelmiş ama, o sayılmazmış.. Çünkü adamın zaten yetkisi yokmuş… Hitler, Mussolini, Stalin.. Verdiği örneklere bakar mısınız?… Hafazanallah… Bunlardan biri gelmiş olsaydı kazara, bugün kimbilir neler yazardı, düşünebiliyor musunuz? İngiliz Kralı yetkisiz.. Peki yetkilisi, hem de azılı Türk düşmanı Lloyd George ne dedi, hem de Birleşik Krallık Millet Meclisinde… “Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti’ne nasip oldu. Mustafa Kemâl’in dehasına karşı elden ne gelirdi.” Atatürk uçağına atlayıp Yunanistan’a gitmemişmiş.. Venizelos’la kucaklaşmamış.. Ama Venizelos yenildiği düşmanı Atatürk’ü 1934 yılında Nobel Barış Ödülüne aday göstermiş.. Nasıl olmuş bu peki?.. Vizyonsuz, memur zihniyetli, içine kapanık adamdan başkasını bulamamış mı, Yunan Lideri, “Dünya barışına en hizmet eden kişi” diye seçecek?… Atatürk Mussolini’ye gitmemiş. O da Türkiye’ye gelmemiş.. Ama Atatürk’ün süvarileri İtalya’ya gidip, zamanın en büyük binicilik kupasını, hem de Mussolini’nin adını taşıyanını Türkiye’ye getirmişler.. Bu müthiş spor hamlesinin ne manaya geldiğini bilir misin sen?.. O vizyonsuz, memur zihniyetli adamın, o sıralar nasıl bir Türkiye kurmakla meşgul olduğunu anlayabilir misin, bu örnekten yola çıkıp?.. Aklın erer mi?. Kilitleyin bilgisayarınızı gene de, size yağan e-mailler geri dönsün tamam mı?.. Yüreğiniz o kadar.. Bakın, bugün bu köşede, 20′inci Yüzyılın en önemli adamlarının Atatürk hakkında söylediklerinden bir derleme seçtim sizin için.. Okuyun, iyi okuyun ve iki günde bir saldırdığınız, sövdüğünüz, dalga geçtiğiniz Mustafa Kemal Atatürk’ün nasıl bir devlet adamı, nasıl bir deha, Türkiye için nasıl bir şans olduğunu iyi öğrenin… Ne yazık ki, sizin için de büyük şans oldu Atatürk!. Cumartesi günü Sabah’ta yayınlanan Engin Ardıç’ın yazısı; Atatürk’ün pasaportu var mıydı? Atatürk’ün yurt dışına hiç çıkmadığını hep biliriz… Bu, büyük bir erdem olarak pazarlanmıştır: Kendisi hiçbir yere gitmeden herkesi ayağına getirmiş! Belki o zaman cumhurbaşkanlarımızın ya da başbakanlarımızın dış gezileri de memurlarımıza ve memur ruhlularımıza küfür gibi gelmezdi!… Atatürk hiç yurt dışına çıkmadı dedik, bu hem doğrudur hem yanlış… Atatürk yurt dışına çıkmadı ama, Mustafa Kemal çıktı! Libya’ya gitti çarpışmaya ama orası yurt dışı sayılmıyordu… Bunun dışında Sofya’ya, Berlin’e ve batı cephesine de gitti görevli olarak, Viyana üzerinden Karlsbad’a da gitti (Karlovy Vary) sağlık nedenleriyle… Ama o zamanlar bir “imparatorluk subayıydı” … Hani şu nefret kustukları Osmanlı İmparatorluğu vardı ya, onun ordusunda subaydı. 1919 yılında ordudan istifa edene kadar bir Osmanlı subayıydı. Hadi kim hayır diyecekse desin de alnını karışlayayım! Vatan
|
|