8 Mart Dünya kadınlar günü... 1857’de Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için atılan ilk adımla başladı. Kadınlarımızın ezildiği, hor görüldüğü ve hatta insan olmadığı bile düşünüldüğü zamanlardan bugün çağdaş uygar bir toplum olarak değişen ne oldu? Kime sorsak kadınlar başımızın tacı, anne olarak ta düşünürsek "cennet ayaklarının altında" diye cevaplar alırız, ama bu gün bile onlara karşı davranışlarımızın düzeldiğini söyleyemeyiz.
Atatürk, Cumhuriyeti kurduğunda çoğu ülkeden önce kadınlara seçme ve seçilme hakkını vererek (1934) Türk toplumunda kadının yerini ve öneminin dünyaya kanıtlamıştır ama bu gün baktığımızda Atatürk’ün kurduğu ve onu temsil ettiklerini söyleyen bazı kişi ve kişiler hala kadına şiddeti normal görmektedirler. Evet, bahsettiğim şey geçtiğimiz günlerde CHP İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı Kılıçtaroğlu’nun seçim gezisinde meydana gelen olaylar. Burada amacım bir kaç kişinin hatasını koskoca ve köklü bir partiye yıkmak ve partiyi karalamak değildir. Belirtmek istediğim değişmeyen kafalar. Suçlu olan ne Kılıçtaroğlu’dur ne de CHP genel başkanı Baykal. Burada suçlu beyinlerimiz. Bakıyorum da bazı şeyler hala geçmişten izler taşıyor(vurun kahpeye…) Çünkü çağdaş ve uygar toplum düzeyine çıkmış milletlerde bunu görmek mümkün değildir. Ama beni en çok üzen de; bunun, Atatürk’ün kurduğu partiden yapılmış olmasıdır. Tabi bütün herkesi de. Yapılması gereken bu muydu? Kara çarşaflı kadının ister provokatör isterse de başka ne olursa olsun oraya gelmesi, ortalığı karıştırması, onun tartaklanıp, üzerinin yırtılıp açılmasını gerektirmez. Tabi bu davranışlar bazı kesimin puanını düşürürken bazılarına da rant sağlayacaktır. Bunu da hiç birimiz istemeyiz. Bu kişiler çıksınlar erkek gibi medya karşısına herkesin gözü önünde kadınlardan özür dilesinler. Umarım bir daha böyle hatalar yapılmaz ve buna sebep olanlar gerekli uyarı ve cezaları alırlar.
Bu gün geldiğimiz durumda kadınlarımızın Türk toplumunda önemli bir yere sahip olduğunu, belirtebiliriz. İster siyasette ister iş hayatında hatta ve hatta askeriyede kadınlar çok yüksek seviyeler ulaşmışlardır. Geçenlerde okuduğum bir haberde 30 yıl sonra genelkurmay başkanı olabilecek kadın subaylarımızın sınavları geçtiğini duydum ve bu beni sevindirdi. Tarihimize de baktığımızda kadınlarımızın başarısından örnek vermek gerekirse;
• İlk kadın avukat: Süreyya Ağaoğlu
• İlk kadın bakan: Prof.Dr. Türkan Akyol
• İlk kadın başbakan: Prof.Dr. Tansu Çiller
• İlk kadın başhekim: Dr.Gönül Bingöl
• İlk kadın belediye başkanı: Müfide İlhan
• İlk kadın büyükelçi: Filiz Dinçmen
• İlk kadın danıştay başkanı: Füruzan İkincioğulları
• İlk kadın doktor: Safiye Ali
• İlk kadın emniyet müdürü: Feriha Sanerk
• İlk kadın gazeteci: Selma Rıza
• İlk kadın hakim: Suat Berk
• İlk kadın jet pilotu: Leman Altınçekiç
• İlk kadın kaymakam: Özlem Bozkurt
• İlk kadın milli eğitim müdürü: Güler Karakülah
• İlk kadın pilot: Sabiha Gökçen
• İlk kadın polis memuru: Betül Diker
• İlk kadın profesör: Prof.Dr. Fazıla Şevket Giz
• İlk kadın rektör: Prof.Dr. Saffet Rıza Alpar
• İlk kadın savcı: Işıl Tüzünkan Koçhisarlıoğlu ve Meliha Sanu
• İlk kadın subay: Ülkü Sema Toksöz
• İlk kadın TBMM başkanvekili: Neriman Neftçi
• İlk kadın vali: Lale Aytaman
Bunlar sadece bazıları, tabi ben inanıyorum ki kadınlar hak ettikleri yere mutlaka ulaşacaklardır… Bütün kadınların 8 Mart dünya kadınlar künü kutlu olsun...















Yorumlar
olayı kadın-erkek olarak değil de \\\"insan\\\" olarak gördüğümüz zaman pek çok şeyi aşmış olacağız. Alıntı
Zamanla insanlar ve toplumlar değişiyor dostum.
Zaman…
Ve savaş…
Herşeyin çözümü inan bana. Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.